deneme

1 Temmuz 1998 Çarşamba

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE TOPLUMSAL TOPLAM ÜRÜN VE ULUSAL GELİR HESAPLAMALARI



TÜRKİYE EKONOMİSİNDE TOPLUMSAL TOPLAM

 ÜRÜN 
 
VE ULUSAL GELİR HESAPLAMALARI


1-Burjuva Politik Ekonomi Açısından

Her toplumsal sınıfın; her üretim biçiminin kendine özgü bir politik ekonomisi vardır. Ve her bir politik ekonomide, ekonominin gelişme seyrini gösteren kıstaslarda da belli farklılıklar söz konusudur. Örneğin kapitalizmde –burjuva politik ekonomide– ekonominin gelişme seyrini gösteren bir dizi kıstas, hakim sınıf olan burjuvazinin çıkarlarına hizmet eder. Burjuvazi, rakamlarla/verilerle oynamanın ötesinde, ekonominin gelişme seyrini ele veren göstergeleri kendi sınıfsal çıkarına hizmet edecek bir şekilde düzenler. Bu türden bir düzenlemeyi Toplumsal Toplam Ürün (TTÜ) ve Ulusal Gelir (UG) hesaplamalarında da görmekteyiz.

KİTAP İNCELEMESİ: “EKONOMİNİN TERÖRÜ”


KİTAP İNCELEMESİ: “EKONOMİNİN TERÖRÜ”

Viviane Forester’in “Ekonominin Terörü” adını taşıyan kitabı bestseller oldu. Sadece Fransa’da değil. Basımından sonra kısa zamanda ondan fazla dile çevrildi. Bu kitabı Almanca çevirisinden (Paul Zsolmey Yayınevi, 1997, Viyana) değerlendirdik. V. Forester, kendini kapitalizmin “eleştirmeni” olarak gösteriyor. Eleştirisi gerçekten de biçimde radikal, ama öze ilişkin olarak ise oldukça reformist. Kitap, “sol”culuk iddiasında, ama “sol”lar arasında değil, burjuva medyada oldukça övgüye layık görülüyor.

Küçük Burjuva Radikalizminin Hayal Kırıklığı

1 Mayıs 1998 Cuma

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN ORTADOĞU POLİTİKASI


TC'NİN ORTADOĞU POLİTİKASI

Bir ülkenin iç ve dış politikası ayrılmaz bir bütünün, diyalektik birliğin ifadesidir. Bu diyalektik birliğin nesnel temelini, hakim sınıfın ekonomi eksenli çıkarları belirler. Ekonomi eksenli çıkarlar da iç ve dış politikanın karakterini belirlerler. İç politikanın aksine dış politik çıkarlar, söz konusu devletin gücüne, mevcut enternasyonal koşullara, somut ve tarihsel güç dengelerine bağlı olarak gerçekleştirilir veya gerçekleştirilmesi bu faktörler tarafından etkilenir.

TÜRKİYE İMALAT SANAYİNDE İŞÇİLERİN ÜCRETLERİ VE KAPİTALİSTLERİN KARLARI (1950-1991)


Bir Deneme


TÜRKİYE İMALAT SANAYİNDE İŞÇİLERİN ÜCRETLERİ 
 
VE KAPİTALİSTLERİN KARLARI (1950-1991)


Bu yazımızda devletin resmi verilerine dayanarak imalat sanayinde işçilerin ücretlerini, kapitalistlerin karlarını, artı değer ve kar oranlarını hesaplayacağız. Dönem olarak 1950-1991 arasını ele alıyoruz. Kaynak olarak "TC Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü"nün "İstatistiki Göstergeler 1923-1992" yayınını (1994) esas aldık.

TOPLUMSAL VE SİYASİ BİR GÜÇ OLARAK İŞSİZLER


Marksist-Leninist Politik Ekonominin Sorunları


TOPLUMSAL VE SİYASİ BİR GÜÇ OLARAK İŞSİZLER

Kapitalizmin Gelişme Yolu Sefaletin Yoludur ...”(Stalin)


1- Kapitalist Birikimin Genel Yasası Ve İşçi Sınıfının Durumu

Kapitalist Birikimin Genel Yasasının Anlamı

Kari Marks, Kapital’in birinci cildinde kapitalist birikimin genel veya da mutlak yasasını şöyle formüle eder.
Toplumsal zenginlik, işleyen sermaye, bu sermayenin hacmi ve enerjisi ve dolayısıyla proletaryanın mutlak kitlesi ve işinin üretkenliği ne kadar büyük olursa, yedek sanayi ordusu da o kadar büyük olur. Sermayenin gelişme gücü gibi mevcut işgücü de aynı nedenler vasıtasıyla gelişir. Bundan dolayı sanayi yedek ordusunun görece büyüklüğü, zenginliğin gücüne göre (onunla birlikte -PD) artar. Anıcı bu yedek ordunun faal orduya oranı ne kadar büyükse, sefaleti, çalışma sırasında katlandığı ıstırapla ters orantılı olan toplam artı-nüfusun kitlesi de o kadar büyük olur. Nihayet, işçi sınıfının düşkünler tabakası ile yedek sanayi ordusu ne kadar yoğun olursa, resmi yoksulluk da o kadar yaygın olur. Bu, kapitalist birikimin mutlak, genel yasasıdır. (Aç. Marks, Marks-Engels Toplu Eserler, C. 23, Kapital C. I, s. 673-674, Alm.)

1 Mart 1998 Pazar

ORTADOĞU VE EMPERYALİST DEVLETLER ARASI REKABET


ORTADOĞU VE EMPERYALİST DEVLETLER ARASI REKABET

Revizyonist blokun dağılmasından sonra (1989/’90) dünyanın, revizyonist blok-kapitalist blok olarak ikiye bölünmüşlük durumu ortadan kalkmış ve bütünselliği sağlanmış oldu. Bloklaşma olgusunun ortadan kalkması, bu bloklaşmaya neden olan başlıca çelişkileri, örgütlenmeleri vb. de ortadan kaldırıyordu. Bu, aynı zamanda dünyanın iki merkezli olmaktan çıkarak, daha çok merkezli olmasının önünü açıyordu. İki süper güç (ABD-SSCB), iki blok (revizyonist/Sovyet emperyalist-kapitalist) olgusu, uluslararası planda bir dizi gelişmenin, yeni oluşumların önünü tıkayan adeta bir cendere rolünü oynuyordu. Ulusal ve enternasyonal alanda politika, ekonomi, militarist yöneliş, iki süper gücün çıkarlarına göre şekilleniyordu. Bu anlamda dünya iki kutupluydu, iki blokluydu. Revizyonist blokun çökmesiyle dünya, her ne kadar iki kutuplu veya çok kutuplu olmaktan çıktıysa da, çok merkezli olma sürecine girmişti. Şüphesiz çok merkezlilik, revizyonist blokun çökmesiyle ortaya çıkmamıştı. Çok merkezlilik, II. Dünya Savaşından sonraki gelişmenin bir sonucuydu. Bir taraftan AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) şekilleniyorken, diğer taraftan Japon emperyalizmi hızlı bir gelişme sürecine giriyordu. ‘70’li yıllara gelindiğinde hegemonya mücadelesi verebilecek, gelişmesini, özellikle ABD emperyalizminin aleyhine sürdüren güçler Japonya ve AET idi. Dolayısıyla (klasik) kapitalist dünyada üç ayrı rekabet merkezi vardı.

“Asya Kaplanları”nı Sarsan Mali Kriz


Asya Kaplanları”nı Sarsan Mali Kriz

 

1- Mali Kriz mi, Fazla Üretim Krizi mi?

Önce, bağıra-çağıra geliyorum diyen Asya’daki mali krizin gelişme seyrini kronolojik olarak verelim:

1 Ocak 1998 Perşembe

ORTADOĞU VE KESKİNLEŞEN EMPERYALİSTLER ARASI ÇELİŞKİLER


ORTADOĞU VE KESKİNLEŞEN EMPERYALİSTLER ARASI ÇELİŞKİLER

Amerikan emperyalizmi haftalardan beri Irak’ı silahlı çatışmayla tehdit ediyor. Bunun için gerekli hazırlıkları aleni olarak yaptı. Savaş narasını sıklaştıran ABD Başkanı Clinton, BM’yi de Irak’a karşı “sert ve belirgin” eyleme geçmeye davet etti. Aslında bu, davetten ziyade açık bir talepti. ABD’nin savı açıktı: “Gizli zehirli gaz depolarını açığa çıkartmak üzereyken, Irak, BM-Teftiş Heyeti’nin belli alanlara girmesini yasakladı”!