deneme

19 Aralık 2018 Çarşamba

BÜYÜK ANAVATAN SAVAŞINDA STALİN VE GENERALLERİ


Doğumunun 140. yılı vesilesiyle

BÜYÜK ANAVATAN SAVAŞINDA STALİN VE GENERALLERİ” 
 
çalışmasından bir kesit

Sovyet Generallerinin Anılarında Stalin...

Şimdiye kadar Stalin’in büyük ve geniş omuzlu ve dış görünümünün de halkın onu sarmaladığı o şöhretine uygun olduğuna sürekli inanmıştım. Ama karşımda ancak orta boylu, oldukça mütevazı giyinmiş birisinin durduğunu görünce şaşırdım, hatta biraz da hayal kırıklığına uğradım. Dış görünümü ve duruşu onu diğerlerinden hiç farklı kılmıyordu.

9 Aralık 2018 Pazar

FRANSA SOKAKLARI SARIYA BÜRÜNDÜ!


FRANSA SOKAKLARI SARIYA BÜRÜNDÜ!

Protestocular, isyanı taktir eden, ona değer veren siyasi bir geleneğin mirasçılarıdır. Onların bunun farkında olup olmamaları pek de önemli değil. İçinde doğdukları ve büyüdükleri ekonomik, siyasi, sosyal ortam sürekli öfke üretti. Bu öfke nihayetinde patlama noktasına geldi ve patladı; nicel olarak biriken öfke, isyana, yeni bir niteliğe dönüştü.

2 Aralık 2018 Pazar

ARJANTİN’DE G20 ZİRVESİ – ADET YERİNİ BULSUN ZİRVESİ


ARJANTİN’DE G20 ZİRVESİ – ADET YERİNİ BULSUN ZİRVESİ

30 Kasım - 1 Aralık arasında Arjantin’de gerçekleştirilen G20 zirvesi, adet yerini bulsun zirvesinden öteye geçemedi.

10 Kasım 2018 Cumartesi

"KRİZ MRİZ YOK, İNANMAYIN, HEPSİ MANİPÜLASYON"


KRİZ MRİZ YOK, İNANMAYIN, HEPSİ MANİPÜLASYON

EKONOMİNİN GÜNCEL SEYRİ (II)

Kriz kavramı çok, ama pek çok kolay kullanılıyor. Tamam, şunu anlıyorum; sorunun teorik muhtevasına, kapitalist sistemin iç çelişkilerine vakıf olmayanların, kendilerine göre ekonomide her olumsuz gelişmeyi kriz olarak tanımlaması anlaşılır. Bu türden olup da teori adına, sınıf adına, ideoloji adına; veya toplamında Marksizm-Leninizm adına görüş açıklayanların sayısı bu topraklarda hiç de az değildir. Ama bunların; ideolojik, sınıfsal, örgütsel, teorik duruştan ve mücadeleden bahsedenlerin kriz kavramını çok kolay kullanmaları oldukça düşündürücüdür. Bunun birçok nedeni olabilir, ama başlıca nedenler şunlar olabilir: Ya bunlar -bunlar örgütlü olanlardır- kapitalist sistemin siyasi yapısıyla baş edemeyecekleri düşüncesinden hareketle sistemi yıkma umutlarını krize bağlamışlardır ve bu nedenle kriz patlak verir Erdoğan giderde ısrar ediyorlar veya da Marksist kriz kavramının da birtakım nesnel yasaları içerdiğinden, daha genel anlamda ifade edersek; kapitalist ekonominin nesnel yasalarının olduğundan ve sermaye çevriminin de bu nesnel yasaların bir yansıması olduğundan bihaberler. Kriz veya değil, ne derseniz deyin, sermaye kendi yolunda ilerler. Önemli olan o yolu; sermayenin hangi yolda hareket ettiğini; çevriminin hangi aşamasında olduğunu anlamaktır. Bunun için de oldukça can sıkıcı, şevk kırıcı verileri ele almanız ve yüzde şu kadar arttı, yüzde şu kadar daraldı türünden açıklamalar yapmanız gerekir. Hele hele bir ekonomik krizin başlangıcından, ilk göstergelerinin analizinden bahsediyorsanız, o sıkıcı işten hiç kurtulamazsınız. Ama başka bir yol da yok değil: Kısa yolu, istatistiğin de bir bilim olduğunu reddedip, kolaycılığı seçip, önsel olarak herkesin kendiniz gibi düşündüğünden hareketle o sıkıcı işi atlarsınız ve burjuva basında işinize geleni alırsınız, bir de bunu uluslararası Post-marksist avane sürüsünün Marksizmin içini boşaltan, Marksizm-Leninizmi reddeden “yeni” görüşleriyle birleştirirseniz ekonomide kriz patlak verir ve diktatör gideri açıklamış olursunuz. Laf aramızda şunu da belirteyim; bu memlekette bu görüş son yıllarda, daha doğrusu sınıf mücadelesinde uzaklaşıldıkça sık sık dillendirilmeye başlandı ve hala da, hiçbir şey olmamış gibi savunuluyor. Tecrübe göstermiştir ki, bu türden dehşetli değerlendirmelerin ömrü çok kısadır. Doların TL karşısında hızlı değer kazanmasının ekonomi çökecek, diktatör gidecek umudunu nasıl yeşerttiğini unutmuş olamayız. Şimdi ne olacak? Yeşertilen o “umut”tan geriye ne kaldı? “Umut” yerini kısa zamanda hüsrana bıraktı. Aslında bu düşüncenin arkasında çok parlak bir zeka yatmakta! Düşünebiliyor musunuz, tek taş atmadan, toplumsal değişimi, altüst oluşu gerçekleştirecek özne diye gördüğün sınıfı örgütlemeden diktatörü gönderen, Saray’ını başına yıkan bir anlayış. Peki, dolar 10, 20, biraz da abartalım 30 TL’ye çıkar ve diktatör gider. Sonra ne olacak? İktidara mı geleceksin? Hayır. Aynı içerikli başka söylemlerle başka bir diktatör iktidara gelecek; bu burjuva sınıfın, sermayenin diktatörlüğüdür. Yoksa böyle olmayacak mı?

1 Kasım 2018 Perşembe

BİR DE DÖRTLÜ ZİRVE VARDI - ROJOVA DEVRİMİ TEHLİKEDE!



BİR DE DÖRTLÜ ZİRVE VARDI - ROJOVA DEVRİMİ TEHLİKEDE!

Suriye savaşı, daha doğrusu bu savaşta uzun süren bir durum söz konusu olduğunda insanlar nesnel durumdaki değişimi, olası gelişmeleri ele almaktan imtina etmeye başlıyorlar ve değerlendirmelerin merkezine aktörlerin vücut dilini, çaresizliklerini, mimiklerini vb. koyuyorlar. Bundan da anlaşılıyor ki, o konuda söylenecek fazla bir şey kalmamış ve sanki konunun “hali pür melali”, bizi, aktörlerin “hali pür melali” perspektifi zemininde ilgilendiriyor gibi bir durum ortaya çıkıyor. Aslında bu, genel anlamda “sol”un Suriye savaşı değerlendirmelerindeki “hali pür melali”dir.

21 Ekim 2018 Pazar

ENFLASYON DEDİĞİN NE Kİ, İKİ AYDA BİTİRİRSİN!



ENFLASYON DEDİĞİN NE Kİ, İKİ AYDA BİTİRİRSİN!

EKONOMİNİN GÜNCEL SEYRİ (I)

Türkiye’de ekonominin güncel durumunu iki makalede ele alacağız. İlk makalede enflasyonu, enflasyona karşı mücadelede hükümetin programını ve neyi amaçlandığını açıklamaya çalışacağız.

1 Ekim 2018 Pazartesi

MARKS’I KENDİMİZE BENZETMEYE ÇALIŞMAYALIM - MARKS’A BENZEMEYE ÇALIŞALIM!



MARKS’I KENDİMİZE BENZETMEYE ÇALIŞMAYALIM - MARKS’A BENZEMEYE ÇALIŞALIM!

Nasıl bir süreçten geçiyoruz ki, bu garip, evet saçma denebilecek değerlendirmeler yapılabiliyor? Bir cevap bulamadım. Gayet “normal” bir ekonomik kriz sürecindeyiz. Böylesi dönemlerde toplumsal muhalefeti, devrimci özne önderliğinde örgütlemek için acil taleplerin tespit edilmesi, bunların işçi sınıfı ve emekçi yığınlara ulaştırılması, onların bu doğrultuda mücadeleye seferber edilmesi gerekir. Bunu yapanlar var. Ama garip olan, saçma olan, kriz süreci, evet bu ekonomik krizin nedeni konusunda bu krizin yükünü en çok çekenlerin; işçi sınıfı ve emekçilerin yanlış aydınlatılmasıdır. Öyle bir yanlış yapılıyor ki, sonuçta bu iddiada olanlar, dolaylı olarak yıkmak istedikleri bu köhnemiş kapitalist sistemi savunuyor, onu temize çıkartıyor olduklarının farkında değiller.

11 Eylül 2018 Salı

YENİ BİR FAZLA ÜRETİM KRİZİNE DOĞRU (VI)


YENİ BİR FAZLA ÜRETİM KRİZİNE DOĞRU (VI)

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GÜNCEL SEYRİ ÜZERİNE

Yeni bir dünya fazla üretim krizi patlak vermeden ve “ayrık otu” yaygaraları başlamadan önce...

Ekonomik Kriz ve “Ayrık Otları”