deneme

1 Kasım 2009 Pazar

EKİM DEVRİMİNİN 92. YILDÖNÜMÜNDE KAPİTALİZM VE SOSYALİZM


EKİM DEVRİMİNİN 92. YILDÖNÜMÜNDE KAPİTALİZM VE SOSYALİZM

Yaşanan ekonomik kriz, 1929-32 dünya krizini çağrıştıracak derecede ağır. 1929 krizi denince akla ister istemez sosyalizm; Sovyetler Birliğin'de (SB) sosyalizmin inşası geliyor. Ekim Devriminin 92. yıl dönümünde 1929 krizini ve yaşanan krizi ve SB'de sosyalizmin inşasını göz önünde tutarak her iki sistemi bazı noktalarda karşılaştıralım dedik. Bakalım hangi sonuçlara varacağız.

Sosyalizm, kapitalist sistemin işlerliğinin temel direklerinden olan hisse senedi ve bunun ticaretini tanımaz. Yaşanan krizin ilk aylarında dünya borsalarında 1929-1932 krizindekinden daha sert bir düşüş yaşanıyor. Bu anlamda şimdiki kriz 1929-32 krizinden daha ağırdır.

Ekim 2008'e gelindiğinde uluslararası spekülasyon, borsa ve banka krizinden dolayı kaybedilen -kıyıma uğrayan- para hacmi, kapitalist dünya ekonomisinde şimdiye kadar yaşanmış olan en kapsamlı ve en derin krizden -1929-1932 krizi- en azından 400 kere daha büyüktü. Dünya çapında toplam borsa değerinin (yaklaşık 67 trilyon doların) neredeyse yarısı yok olmuştur. Wall Street'te yok olan borsa değeri 7,3 trilyon dolardır; rekor bir sermaye kıyımı. Bu denli bir düşüş 1929'da dahi yaşanmamıştır.

Dünya ticareti hacminin gerilemesi her iki krizin ilk ayları karşılaştırıldığında şimdiki krizde 1929-32 krizine nazaran oldukça sert olmuştur. 1929 krizinde dolayı kapitalist dünyada ticaret cirosu yaklaşık %60 oranında gerilemiştir.

Dünya sanayi üretimi bakımından: 1929'a göre 1933'te sanayi üretimi ABD'de yüzde 46,2; İngiltere'de yüzde 16,2; Almanya'da yüzde 40,2 ve Fransa'da yüze 30,9 oranında mutlak gerilerken SB'de yüzde 84,7 oranında artmıştır.

Sanayi üretimi 1913'e göre hesaplandığında daha vahim bir durum ortaya çıkıyor: Sanayi üretimi 1932'de 1913'deki seviyesinden ABD'de yüzde 8,6; İngiltere'de yüzde 17,5; Almanya'da 32,4; Fransa'da yüzde 3,9 oranında mutlak olarak daha geriydi. Ama aynı dönemde Sovyet sanayi üretimi yüzde 359 oranında; 3,5 misli artmıştı.

Kapitalizmde üretimde anarşi hakimdir, sosyalizmde planlı ekonomi esastır; sosyalizm sanayileşmektir, üretici güçlerin özgür gelişmesidir; kapitalizm çürümektir, durgunluktur, üretici güçlerin tahribidir. 1917'den 1956'ya sanayi üretimi ABD'de ancak 3,4; İngiltere'de 2,1 ve Fransa'da 3,1 misli artarken SB'de toplam sanayi üretimi 42,3 ve büyük sanayi üretimi de 69,5 misli artmıştır.

Krizsiz kapitalizm olmaz; kapitalizm kriz ve yoksulluk demektir. Sosyalizm kriz tanımaz, sosyalizm refah demektir. 1929 krizinde olduğu gibi yaşanan krizde de on milyonlarca işçi sokağa atıldı, trilyon dolarlarla ifade edilen sermaye kıyımı yapıldı. Sosyalizmi inşa eden SB'de 1931 yılı itibariyle işsizlik ortadan kaldırıldı; artık Sovyet insanının işsizliğin ne olduğunu tanımadığı, yaşamadığı bir dönem açılmış oluyordu.

Kapitalizmde iş gücü metadır; alınıp satılır; sosyalizmde iş gücü meta olmaktan; alınıp satılmaktan çıkmıştır. Kapitalist dünyada ücretler reel ve nominal olarak düşerken, SB'de reel ücretler sanayi ve inşaatta 1913'e göre 1956'da 4,8 misli artmıştı. Kapitalizmde emekçi köylülük yoksullaşırken, SB'de emekçi köylülerin ücretleri 1913'ten 1956'ya 6 misli artmıştı. Kapitalist dünyada tüketim araçları fiyatları artarken, SB'de temel gıda maddelerinin fiyatları sürekli düşmüştür.

1913'ten 1953'e ulusal gelir kapitalist dünyada, örneğin ABD'de ancak 2,9; İngiltere'de 1,7 ve Fransa'da 1,4 misli artarken SB'de 13,7 misli artmıştır.

Kapitalizm cehalet üretir; insanları bilgisizliğe mahkum eder. Sosyalizm kültür devrimidir;1917'den 1956'ya genel eğitim okullarına gidenlerin sayısı 3,1; teknik ve başkaca meslek orta okullarına (açık öğretim dahil) gidenlerin sayısı 37; yüksek okullara gidenlerin sayısı 16; askeri hizmetliler hariç yüksek okul ve meslek okulu eğitimi alan uzmanların sayısı 33; basılan kitap tirajı 11; gazetelerin günlük tirajı 16; kulüp sayısı 536; halk kütüphanesi sayısı 10; bu kütüphanelerde kitap sayısı 69; daimi kreşlerde yer sayısı 1757; diş doktoru hariç doktor sayısı 14; hastane yatak sayısı 6,6 misli artmıştır. Sosyalizmde hizmet sektörü ücretsizdir; halkın sağlığı, refahı ve kültürel gelişmesi içindir. Kapitalizmde tam da tersi geçerlidir; hizmet sektörü; sağlık, emeklilik, kültürel kurumlar özelleştirilmekte, kazanç amaçlı yapılmaktadır.

Ekim Devrimi insanlığın gelişmesinde çığır açıcı bir rol oynamıştır; sömürü, baskı, özel mülkiyet sisteminin yıkılabileceğini; en demokratik sistemin; proletarya diktatörlüğünün kurulabileceğini, sömürüsüz sistemin, sosyalizmin inşa edilebileceğini; kapitalizmin alternatifinin sosyalizm olduğunu göstermiştir. Ekim Devrimi bir başlangıçtı. Sosyalizmin değerlerinin yeniden gündemleştiği günümüz koşullarında; arayış içinde olan insanların yüzünü sosyalizme çevirmesinde Ekim Devrimi ve SB'de inşa edilen sosyalizmin anımsanması onun nasıl bir başlangıç olduğunu gösterir.
Che'nin “bir, iki, üç, daha fazla Vietnam”ı, bir, iki, üç, daha fazla Ekim Devrimi olarak algılanmalıdır.

Kasım 2009