deneme

inşaat proletaryası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inşaat proletaryası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2007 Salı

TÜRKİYE’DE İŞÇİ SINIFI


TÜRKİYE’DE İŞÇİ SINIFI

Kapitalist birikimin genel yasası ve işçi sınıfının durumu
Marks’ın kapitalist birikimin genel veya da mutlak yasası tanımlamasında kapitalist birikimin antagonist karakteri çok açık bir şekilde görülmektedir (1): Kapitalist birikimin mutlak, genel yasası, bir dizi önemli sosyo-ekonomik bağlamları içerir. Bunlardan birisi(2), sermaye ve ücretli işin birbirini karşılıklı koşullandırmasıdır. Sermeyenin büyümesi (sermaye birikimi), işçi sınıfının büyümesine; sayısal olarak artmasına kaçınılmaz olarak neden olur. Böylece sermaye birikim sürecinde bir taraftan sermaye giderek artarken ve daha az sayıda kapitalistin elinde toplanırken, diğer taraftan da çalışabilir nüfusun giderek artan bir kısmı, yani çoğunluğu işçiye dönüşür. Sermaye birikimi ve çalışabilir nüfusun sınıfsal ayrışımı ve kutuplaşması bir madalyonun iki yüzüdür. Bu iki yüz arasında diyalektik bir bağ vardır.

1 Nisan 2002 Pazartesi

İŞÇİ SINIFI VE ÜCRETLİLER - ÜCRETLİLERİN SINIFSAL KONUMU


İŞÇİ SINIFI VE ÜCRETLİLER

ÜCRETLİLERİN SINIFSAL KONUMU

Yazının konusunu yaklaşık tam belirleyebilmek için önce bazı kavramlara açıklık getirmek gerekiyor. Ücretliler, genellikle hizmet sektöründe çalışıyorlar. Hizmet sektörü ise maddi değerlerin üretilmediği sektördür. Çok sayıda değişik alt sektörlerden oluşan ve toplumsal ilerlemenin sonucu olarak kendini sürekli alt sektörlerle üretebilen bu sektörde çalışanların sınıfsal konumu devamlı tartışma konusu olmuştur. Sağlık, eğitim; sosyal hizmetler alanında, bankalarda, sigorta şirketlerinde, toplu taşımacılıkta, iletişimde, bir bütün olarak devlet bürokrasisinde vs. çalışanların ezici çoğunluğu, toplumsal işbölümündeki konumlarından ve ücretlendirilme biçiminden dolayı, işçi sınıfına göre birtakım farklı özelliklere sahiptir. Bu sektörde çalışanlar, başlı başına bir sınıfsal konuma sahip değiller. Yani ayrı bir sınıfı oluşturmazlar. Bu sektörde çalışanların bir kısmı, kimi özelliklerinden dolayı işçi sınıfının bir parçasıdır. Bir kısmı, kimi özelliklerinden dolayı işçi sınıfına yakınken, bir kısmı da kimi özelliklerinden dolayı küçük ve büyük burjuvazinin bir bileşenidir.