deneme

13 Haziran 2019 Perşembe

MARKS, ENGELS, LENİN, STALİN - EKONOMİK KRİZ



GÜNCEL KRİZ TEORİLERİ (III)*

MARKSİST KRİZ TEORİSİ

Marksizmi, sonra da Marksizm-Leninizmi etkisizleştirmek, içini boşaltmak, işçi sınıfının ideolojik silahı olmaktan çıkartmak için emperyalist burjuvazi, ideologlar, salt bu konuyla uğraşan “bilim” insanları; kısaca “Marksologlar” yetiştirmiştir, enstitüler açmıştır. Bu da yetmemiş, Marksizmden kopan, onu çarpıtan, revize eden revizyonist ve oportünistler de kendi açılarından saldırılarını sürdürmüşler ve sürdürmekteler. Uluslararası komünist hareket bu saldırılardan etkilenmiştir. Ama en çok etkilendiği konu, ekonomik kriz (fazla üretim krizi, aşırı üretim krizi) olmuştur. Burjuva kavramların en çok kullanıldığı alandır kriz. Ekonomik kriz, burjuva kriz teorilerinden esinlenilerek açıklanıyor; kriz nedenleri dendiğinde burjuvazinin söylediğinin pek ötesine geçilmiyor.

Ekonomik kriz teorisi akıl almaz bir çöküş sürecinden geçiyor. İlk iki makalede bunlara değindim. Burjuvazi için önemli olan, krizin sisteme özgü oluşunun göz ardı edilmesidir; dış bir olgu olarak gösterilmesi ve açıklanmasıdır. Aynı burjuvazi, birikimin seyrinin ekonomik krizden farklı olarak ele alınamayacağını da çok iyi bilmektedir. Birikimin kaçınılmaz olarak çevrimsel bir süreç olmasının nedeni kriz gerçeğinde aranmalıdır. Bir tekelin, bir şirketin veya tekil olarak bir kapitalistin birikim ve yatırım planlaması ekonomik krizden bağımsız değildir. Kriz, sermayenin birikim ve yatırım seyrini belirler. Bu özelliğinden dolayı ekonomik kriz, işçi sınıfı açısından sadece iktisadi alanda bir mücadele değildir; kriz ideolojiden kopuk ele alınamaz.
Kriz süreci, sermayenin ölmekle yeniden canlanmayı beraber yaşadığı süreçtir.

Kapitalist üretim tarzının egemen olduğu toplumların zenginliği, "muazzam bir meta birikimi" olarak kendini gösterir; her bir meta, bu “muazzam meta birikimi”nin temel biçimidir. Bu nedenle, araştırmalarımız metanın analizi ile başlıyor” (1).

Kapital’in ilk cümlesi böyle. Emperyalist burjuvazi ve her türden kalemşorları, kapitalist üretim biçiminin bu evrensel kategorisini pek inkara kalkışmadılar, yani metasız kapitalizm olur demediler, ama oluşumunu farklı yorumladılar ve hala da yorumluyorlar. Ancak, kendine Marksist, Marksist-Leninist diyenler, bir kısım küçük burjuva anti-finansallaşmacılar, sermaye ve üretimin uluslararasılaşmasından bir “mali kapitalizm” üreterek metasız, en azından meta üretiminin tali olduğu kapitalizmin temellerini atmaya çalışmışlar ve çalışıyorlar.

Kriz, yüzeysel bir gelişme/olgu değildir. Kapitalist sistemin özüne derin kök salmış, bu üretim biçiminin seyrini etkileyen “olmazsa olmaz”ı olmuştur. Krizsiz bir kapitalizm düşünüyorsanız, o zaman, meta üretimi ve dolaşımı olmayan bir kapitalizm bulmanız gerekir. Bu olamayacağına göre ve Marks’ın kapitalist üretim biçimi analizinin gösterdiği gibi, kriz, bizzat kapitalist ekonomiden kaynaklanmaktadır.
Kriz, kapitalizmin ruhudur; kapitalizm şimdiye kadar sürekli kendini yenileyebilmişse bunu krize borçludur.

Marks’ın kriz analizi, kapitalist ekonominin belli temel yasa ve yasallıklarını gözler önüne sermektedir. Bu analizin önemi buradadır.

1- Kriz, kapitalizmde birikimin temel bir özelliğidir; krizin çevrimsel karakteri kendini birikimde de gösterir.

2-Kriz, yatırımların seyrini belirler.

3-Kriz ile işsizlik, bugün açısından kitlesel işsizlik arasında diyalektik bir bağ vardır.

4-Kriz, her bir çevrimin başladığı ve sonlandığı aşamadır.

5-Kapitalist üretim biçimi kendi yasalarından, işleyişinden kaynaklanan krizi ortadan kaldıramaz; krizin ortadan kaldırılması için kapitalist sistemin ortadan kaldırılması gerekir.

6-Marks’ın kriz analizi, kapitalist sistemin ortadan kaldırılmasının sadece mümkün olduğunu değil, bu sistemi yıkmanın bir zorunluluk olduğunu göstermektedir.

7-Burjuvazinin/politikanın kriz yönetiminin, ekonominin nesnel yasallıklarından kaynaklanan sınırları vardır:

-Devletin (hükümetlerin), merkez bankalarının vs. krize müdahale etmeleri, krizin seyrini olumlu veya olumsuz etkileyebilir, ama krizi asla ortadan kaldıramaz.

-Kriz, kapitalizmin nesnel ekonomik yasaları doğrultusunda seyreder. Örneğin, ekonominin yeniden rekabet gücü kazanması için “eskiyen” üretim araçlarını, teknolojiyi yok etmeden ve yenileri bazında üretim sürecini yenilemeden sermaye, döngüselliğinin kriz aşamasından çıkamaz.

-Devlet, hükümet, sermayenin, onun çevrimsel hareketinin kölesidir; onun gereksinimlerini karşılamak veya da karşılamanın önünü açmak zorundadır. 2008 kriz sürecinde, devletlerin “destekleme programları”yla ekonomiye müdahale etmeleri, trilyon dolarla ifade edilen meblağları tekellerin kullanımına sunmaları, birtakım iflasların önünü almaları, sermayenin gereksinimlerini karşılamaya veya da karşılamanın önünü açmaya örnektir. Bu müdahaleler krizin seyrini olumlu etkilemiştir. Ama ne pahasına? 
 
-Birçok devlet, içinden çıkamayacak derecede borçlanmıştır. Bu borçlu devletlerin yaklaşan kriz sürecini nasıl yöneteceklerini, ekonominin seyrine nasıl müdahale edeceklerini göreceğiz.

-Emperyalist ülkelerde milyonlarla ifade edilen kitleselleşmiş, kronikleşmiş işsizlik, yoksulluk, diz boyu sefalet pahasına.

Marksist kriz teorisini sıkça ele aldığım (2) için bu makalede sorunu bütün yönleriyle analiz etmekten ziyade krizin hareket seyrini; sermaye hareketinin aşamalarını ve bu seyirdeki değişimi; krizin çevrimsel olmasının nedenini ön plana çıkartacağım.

Bunlara geçmeden önce şunu belirtmeliyim. Marks’ın kriz üzerine bütünlüklü bir çalışması yok. Dünya proletaryasının diğer önderlerinin de (Engels, Lenin ve Stalin) böyle bir analizleri yok. Bundan hareketle, Marksizmin, sonra da Marksizm-Leninizmin kriz teorisinin olmadığı ve geliştirilmediği söylenemez. Marks, krizi genel birikim teorisinin bir parçası olarak ele almıştır. Ekonomi ve özellikle de kriz üzerine çalışmalardan dolayı, konu üzerine yazılanı her seferinde aramamak için bir liste çıkarmıştım(3). Listede eksikliğin olduğunu sanmıyorum. Ne de olsan 1980’li yıllardan kalma bir listedir. Bu listeyi, belki bir kolaylık sağlar diye okurla paylaşıyorum.

SERMAYE HAREKETİNİN AŞAMALARI

1-Klasik çevrim ve aşamaları

Konjonktür seyrinin, sermaye hareketinin aşamaları konusuna da Marksist teori açıklık getirmiştir. Marks, birbirini takip eden dört “karakteristik periyot”tan bahseder (4) ve tek tek periyotları da şöyle tanımlar:
1) Durgunluk (5), gevşeme (6) veya hareketsizlik, sessizlik (7) devreleri veya dönemleri.
2) Açılıp serpilme (8), orta canlanma (9), artan canlanma (10) dönemleri.
3) Fazla üretim ve spekülasyon (11) dönemi, aşırı gerilim (12), hızlanma (13) veya yüksek yoğunluktaki üretim (14), sahte açılıp serpilme dönemi (15).
4) Kriz (16) ve patlama (çökme) -kriz anlamında- dönemleri (17) .

Veya “Modern sanayinin izlediği kendine özgü yol. ... ortalama canlılık dönemleri, yüksek yoğunlukta bir üretim, kriz ve duraklama...”dır (18). Sabit sermayenin “çevrimi sırasında işler, birbirini izleyen durgunluk, orta derecede faaliyet, hızlanma ve kriz dönemlerinden geçer” (19).

Marks ve Engels’in tespitlerinden hareketle Marksist literatürde konjonktür çevriminin dört temel aşamasından bahsedilir; kriz, durgunluk, canlanma ve yükseliş. Ama açıktır ki, bu her bir aşama, birbirinden Çin Seddi’yle ayrılmamıştır. Her bir aşamanın sınırları açıktır. Bu durum özellikle son iki aşama (canlanma ve yükseliş) için geçerlidir. Her bir aşama, bir öncekinden bir sonrakine geçişte
bir köprüdür, bizzat geçiştir. Hiçbir aşama, sürekli aynı kalmaz. Örneğin canlanma aşaması, başlangıçta durgunluk özellikleri, sonunda da yükseliş özellikleri taşır.

Marks’ın, “durgunluk durumu, yükselen canlanma, açılıp serpilme, fazla üretim, kriz, durgunluk, durgunluk durumu” (20). tespiti, aşamaların iç içe geçmişliğinin bir ifadesidir.
Marks’a göre konjonktür çevrimi, durgunluk aşaması (21) ile başlar ve kriz aşaması (22) ile sonlanır.

Yine Marks’a göre “Sanayi yaşamı, birbirini takip eden orta canlılık, yükseliş, aşırı üretim, kriz ve durgunluk gibi periyotlara dönüşüyor” (23).

Bu soruna ilişkin olarak Engels:
Gerçekten, ilk genel krizin patlak verdiği 1825’ten beri bütün sanayisel ve ticari dünya, bütün medeni halkların ve onların şu veya bu şekilde barbar eklerinin üretimi ve mübadelesi takriben her 10 senede bir bozuluyor. Mübadele tıkanıyor, pazarlar dolup taşıyor, ürünler kütlesel ve satılmadan ortada duruyor, nakit para görünmezliğe bürünüyor, kredi kayboluyor, fabrikalar duruyor, çalışan kitleler, çok fazla gıda maddesi ürettikleri için gıda maddelerine muhtaç duruma düşüyorlar, iflası iflas, cebri satışı cebri satışı takip ediyor. Tıkanıklık (durgunluk- çn) yıllarca sürüyor. Üretici güçler ve ürünler saçıp-savruluyor ve yok ediliyor, ta ki, yığılmış meta kütlesi şu veya bu şekilde değerden düşürülerek nihayet satılmaya başlanıncaya kadar üretim ve mübadele yavaş yavaş hareket etmeye başlayıncaya kadar. Gidiş, yavaş yavaş hızlanır, tırısa geçer, sanayisel tırıs, dörtnala gidişe geçer ve bu dörtnala gidiş nihayet en tehlikeli sıçramalardan sonra yeniden, krizin çukuruna ulaşmak için, tam sanayisel, ticari, kredisel ve spekülatif engelli yarışın dizginsiz aşamasına ulaşır. Ve (bu) çevrim yenilenir. Bunu 1825’ten beri beş kere yaşadık ve şu anda (1877) altıncı defa yaşıyoruz” (24).

Marks’tan aktardığımız sözler, kriz çevriminin veya ekonomik çevrimin aşamalarını gösterirken, Engels’ten yaptığımız alıntı yine bu aşamalar ve aşamaların nasıl geliştiğini göstermektedir.

Marks’a göre konjonktür yükselişi, çevrimin açılıp serpilme ve fazla üretim aşamalarında ve konjonktür gerilemesi de çevrimin durgunluk ve kriz aşamalarında söz konusudur. Sanayi çevriminin doruk noktasını kriz aşaması, Marks’ın deyimiyle “genel kriz” (25) oluşturur.

Demek oluyor ki, konjonktür aşamaları içinde kriz aşaması, belirleyici aşamadır. Kriz aşaması, konjonktürün temelini ve karakterini belirler. Durgunluk aşamasında kriz sorunları; kriz döneminde açığa çıkan/patlak veren çelişkiler çözümlenir. Çözümlenme ve yükseliş ise ufuktaki, gelen krize hazırlıktır. Klasik konjonktür aşamalarında durum böyledir. (26).

Klasik çevrimi şekil olarak gösterelim:



Çevrimin aşamaları:
1) Kriz
2) Durgunluk
3) Canlanma
4) Yükseliş

Söz konusu bu çevrim aşamalarının özelliklerinin ne olduğunu belirtelim:

Kriz aşaması:
1-Üretimde hızlı düşüş olur.
2-Fazla üretim (sabit sermaye veya meta biçiminde) yoğun ve kütlesel biçimde yok edilir.
3-Fiyatlar düşer.
4- Sabit sermaye (fabrika binaları, makineler vs.) olağanüstü ucuzlar.
5-Bazen bankalara “hücum” olur, mevduatlar çekilir.
6-Banka iflasları gündeme gelir.
7-İşsizlik olağanüstü artar, kitlesel işsizlik gündeme gelir.

Durgunluk aşaması:
1-Canlanma aşamasına geçişe hazırlığın yapıldığı süreçtir.
2-Durgunluk aşamasında artık yeteri kadar sermaye kıyımı yapılmıştır, yeni sermaye oluşumunun, yeni yatırımların şartları olgunlaşmıştır.
3-Bu aşamada üretim, geri ve yaklaşık aynı kalan seviyede devam eder.
4-Ürün yığılması (stok) olmaz.
5-Fiyatların düşüşü de durma noktasına gelir.
6-Kitlesel işsizlik devam eder.
7-Ücretler düşüktür.

Canlanma aşaması:
1-Bu aşamada üretimin kriz öncesi seviyesine ulaşılır.
2-Üretimdeki mevcut yığılma eritilir (satılır).
3-İşsizlik azalmaya başlar.
4-Fiyatlarda artış kıpırdanmaları görülür.
5-Kredilerde canlanma başlar.

Yükseliş aşaması:
1-Bu aşamada üretim hızlı artar; üretim kriz öncesi seviyesini geçer.
2-Fiyatlar yükselir.
3-Krediler artar.
4-Fiyatlarda hızlı bir artış olur.
5-İşsiz sayısı azalır.
6-Ücretlerde artış olur.
(Çevrim aşamalarının sosyal-toplumsal etkileri, ayrı bir konudur. Bu bağlamda 2 nolu kaynaklardan yararlanılabilinir)

Sermaye çevriminin kriz aşaması belirleyici aşamadır. Kriz, daima geniş yeni yatırımların çıkış noktasını oluşturur. Bu nedenle, bir bütün olarak toplumun bakış açısından, bir sonraki devir çevrimine az çok yeni bir maddi temeli sağlarlar” (27).

Kriz süreci, yükseliş aşamasının doruk noktasında patlak verir ve yukarıda anlattığımız bu ekonomik çevrim-kriz çevrimi yeniden başlar. Çevrimin kriz aşaması her seferinde genel sermaye çevriminin yeniden başladığı aşamadır. Bu aşamanın ne anlama geldiğini Marks, “Artı Değer Üzerine Teoriler”, 2. kitapta şu sözlerle anlatır:

Krizler sırasında sermayenin tahrip edilmesinden söz edildiği zaman iki etmen arasında ayrım yapmak gerekir.
Yeniden üretim süreci gemlendiği, çalışma sürecinin sınırlandığı veya da bazı durumlarda tamamen durduğu ölçüde gerçek sermaye tahrip edilmiş olur. Kullanılmayan makine sermaye değildir. Sömürülmeyen işgücü yitirilen üretime denktir. Kullanılmaksızın kalan hammadde sermaye değildir. Kullanılmayan veya da yarım kalmış yapılar (ve yeni yapılmış makineler), depolarda çürüyen metalar - bütün bunlar sermayenin tahrip edilmesidir. Tüm bunlar yeniden üretim sürecinin gemlenmesi demektir, mevcut üretim araçlarının, üretim aracı olarak kullanılmaması, işletilmemesi demektir. Böylece bu araçların kullanım değeri ve değişim değeri mahvolur.
İkinci olarak, krizler sonucu sermayenin yıkımı, değerlerin aşınması anlamına gelir; bu aşınma daha sonra sermaye olarak aynı ölçekte yeniden üretimlerini yenilemelerini önler. Bu, meta fiyatlarındaki düşüşün yıkıcı sonucudur...Toplumun nominal sermayesinin, yani mevcut sermayenin değişim değerinin büyük bir bölümü...bir daha geri gelmemek üzere yıkılmıştır. Bu dönem ayrıca parayı bir mülk olarak gören sınıfın, sanayinin zararına kendini zenginleştirdiği dönemdir.” (28).

Ekonomik kriz çevrimi bağlamında Marks ve Engels’in tespitlerinin serbest rekabetçi dönem kapitalizminde kriz çevrimi üzerine olduğunu hatırlatalım.
Şimdi sorun şu: Bu özellikler bugün de; yani tekelci devlet kapitalizminde de, sermaye ve üretimin uluslararasılaşma sürecinin ilerlemiş olduğu günümüzde de geçerli midir? Sermaye ve üretimin uluslararasılaşma aynı zamanda emperyalizm/tekelci kapitalizm, tekelci devlet kapitalizmi demektir. Yani kapitalizmin, serbest rekabetçi aşamasından çıkması; ekonomik, siyasi alanlarda, teknolojide yeni koşulların, olguların gündeme gelmesidir. Bütün bu yeni şartlar, kriz çevrimini etkiliyor mu, onu deforme ediyor mu? Bir de buna bakalım.

Devam edecek

*)
Güncel kriz teorileri üzerine yazıların ilki 22 Ocak 2019’da yayınlandı. Bkz.: GÜNCEL KRİZ TEORİLERİ (I) - BURJUVA KRİZ TEORİLERİ (I), ibrahimokcuoglu.blogspot.com

İkinci yazı da 5 Şubat 2019’da yayınlandı. Bkz.:“DİNOZOR” MARKS’I TAKİP EDELİM - BİR BURJUVA EFSANE: MALİ KRİZİ! GÜNCEL KRİZ TEORİLERİ (II) - BURJUVA KRİZ TEORİLERİ (II), ibrahimokcuoglu.blogspot.com


Kaynaklar ve açıklamalar:
1) Marks-Engels Toplu Eserleri (Bundan sonra METE), C. 23, s. 49 (Kapital, C. I).

2)
--Kapitalizmin Dünya Krizi (2008...), Ceylan Yayınları, Eylül 2009).

--Kapitalizmin Tarihi, (Ekonomik Kriz Ağırlıklı), 1600-1990, Sınırsız Baskım, Ankara, 2016.

--Türkiye’de Kapitalizmin Gelişmesi, Üçüncü Kitap (1950-1991), Ceylan Yayınları, ikinci baskı, Haziran 2003. Bölüm VIII (Marksist Ekonomik Kriz Teorisi ve Türkiye Ekonomisinde Fazla Üretim Krizi) ve Bölüm IX (Marksist-Leninist Politik Ekonominin Bazı Sorunları, Marksist ve Antimarksist Kriz teorisi, “Sürekli Kriz” Teorisi ve Küçük Burjuva Devrimciliği).

--Özellikle 2008-2018 arasından yayınlanan Türkiye ve dünya ekonomisi üzerine yazılar. Bkz.: http://ibrahimokcuoglu.blogspot.com

3) Marks ve Engels Toplu Eserleri (Sayfa numaraları Almanca aslına göredir):

K. Marks; Artı Değer Teorileri Üzerine:
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, s. 509.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 503.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 512/513.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2,513.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 511.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 508.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 516-518.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 517.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2,522.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 511.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 508.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 500/501.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 521 ve not
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 535.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 506.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 506.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 496/497.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 496.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 469.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 493.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 535.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 469.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 528.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 507.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler II, METE; 26.2, 528/529.
K. Marks; Artı Değer Üzerine Teoriler III, METE; 26.3, 119.

Grundrisse:
K. Marks, Grundrisse der Kritik der politischen Ökonomie, 112.
K. Marks, Grundrisse der Kritik der politischen Ökonomie, 636.
K. Marks, Grundrisse der Kritik der politischen Ökonomie, 78.
K. Marks, Grundrisse der Kritik der politischen Ökonomie, 608.
K. Marks, Grundrisse der Kritik der politischen Ökonomie, 494.
K. Marks, Grundrisse der Kritik der politischen Ökonomie, 196.

Kapital
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 474.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 128.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 28.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 476.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 661.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 662, Not 1
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 151/152.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 152, Not 99
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 648.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 476.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 666.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 568.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 668/669.
K. Marks, Kapital I, METE; 23, 675.
K. Marks, Kapital II, METE; 24,185.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 839.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 533.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 496-498.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 500.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 501.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 457.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 532.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 254/255.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 685.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 277.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 259/260.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 265.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 266.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 501.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 268.
K.Marx, Kapital III, METE; 25, 268/269.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 259/260.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 506, Not 8.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 543.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 507.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 372/373.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 505.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 507/508.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 500.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 264.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 510.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 264.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 265.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 263/264.
K.Marx, Kapital III, METE; 25, 275.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 269.
K. Marks, KapitalIII, METE; 25, 261.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 251/252.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 259/260.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 508/509.
K. Marks, Kapital III, METE; 25, 508.

Diğerleri:
F. Engels, Anti-Dühring, METE; 20, 289.
F. Engels, Anti-Dühring, METE; 20, 256/257.
F. Engels, Anti-Dühring, METE; 20, 257.
K. Marks, Credit mobilier, METE; 12, 33.
K. Marks, Lohn, Preis und Profit, METE; 16, 145/146.
F. Engels, Brief an Oppenheim (1891), METE; 38, 63.
K. Marks, Kommunistisches Manifest, METE; 4, 468.
F. Engels, Ludwig Feuerbach, METE; 21, 300.

4) Marks; “Grundrisse der Kritik der politischen Ökonomie”, s. 608, Berlin 1953.
5) Bkz.: METE Marks-Engels Toplu Eserleri), C. 23, s. 661 (Kapital, C. I).
6) Bkz.: METE, C. 25, s. 506 (Kapital, C. III).
7) Bkz.: Agk., s. 372.
8) METE, C. 25, s. . III) s. 507. )
9) METE; C. 23, s. 661
10) METE; C. 25, s. 372 (Kapital, C. III).
11) Agk., s. 507
12) Agk., s. 505.
13) METE; C. 24, s. 185/186 (Kapital, C. II).
14) METE; C. 23, s. 661 (Kapital, C. I).
15) METE; C. 24, s. 409 (Kapital, C. II).
16) Örneğin, Kapital, C. I, s. 662.
17) METE; C. 25, s. 372 (Kapital, C. III).
18) METE; C. 23, s. 661 (Kapital, C. I).
19) METE; C. 24, s. 185/186 (Kapital, C. II).
20) METE; C. 25, s. 372 (Kapital, C. III).
21) Agk., s. 506, 511.

22) METE; C. 23, s. 662, 697 (Kapital, C. I); C. 25, s. 506 (Kapital, C. III); C. 26/2, s. 525 (Kapital, C. IV. İkinci kısım).

23) METE; C. 23, s. 476.
24) METE; C. 19, s. 218/219.
25) METE; C. 23, s. 28.

26) Bkz.: İ. Okçuoğlu; Kapitalizmin Tarihi (Ekonomik Kriz Ağırlıklı), 1600-1990; Sınırsız Yayınevi, Ankara 2016, s. 23-24.

27) METE; C. 24, s. 185 (Kapital, C. II).
28) K. Marks; “Artı Değer Üzerine Teoriler”; METE; C. 26/2, s. 496.