deneme

Sykes-Picot anlaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sykes-Picot anlaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2009 Çarşamba

SİYONİZMİN DEVLET İDEOLOJİSİ OLARAK GELİŞMESİ



Eser kalmadı çölde bizden, çölün kendine sakladığından gayri” 
 (Mahmud Derviş)


Filistin’de devlet kuracak kadar bir Yahudi nüfus yoktu ve bunun ötesinde bir kaç bin sene önce yaşamış oldukları topraklara geri dönme hakkını nasıl temellendireceklerdi? İnandırıcı olmak için bu soruya cevap verilmeliydi ve cevap, tarihin çarpıtılmasıyla; gizemselleştirilmesiyle verildi. Siyonizme göre Yahudiler, bir zamanlar yaşadıkları topraklara dönebilirler, orayı vatan olarak görebilirler. Çünkü Yahudi tarihi, “tamamen kendine özgüdür, “bütün tarihsel yasalarla çelişki içindedir” (Bkz: Abba Eban; “Dies ist mein Volk. Die Geschichte der Juden”, s. 9, Zürih 1970). İstisnai, kendine özgü bir durum denmese tarih anakronik -çağ dışı- taleplerle dolup taşardı: Tarihin tekerleği geriye doğru çevrilirdi; örneğin Türkler, Anadolu’dan kovulur, Orta Asya’ya sürülürdü. Kürtler, kabile olarak geldikleri yerlere sürülürdü vs. vs. veya Türkler, bugün faşist diktatörlüğün jeopolitikasının; jeostratejisinin (Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar) dışında kalan ve Osmanlılar tarafından ilhak edilen Arap ülkelerini, Kuzey Afrika’yı, Hindistan’ı talep edebilirler. Anlayışlarının böyle bir saçmalığa yol açacağını gören siyonistleri, kurtuluşu, bizim tarihimiz hiç kimsenin tarihine benzemez, bir istisnadır, tamamen kendine özgüdür anlayışında buldular.

Siyonizm kavramını Nathan Birnbaum, 19. yüzyılın sonlarına doğru “Yahudi Sorununun Çözümü İçin Araç Olarak Kendi Ülkesinde Yahudi Halkın Ulusal Yeniden Doğuşu” yazısında işlemiştir. Moses Hess (1812-1875), Leo Pinsker (1821-1891) ve Theodar Herzl (1860-1904) Siyonizmin teorik geliştirilmesine önemli katkıları olanların başında gelirler.