deneme

18 Aralık 2019 Çarşamba

TROÇKİZME KARŞI MÜCADELE HER MARKSİST-LENİNİSTİN GÖREVİDİR



TROÇKİZME KARŞI MÜCADELE HER MARKSİST-LENİNİSTİN

  GÖREVİDİR

Stalin’in 141. doğum yılı (18 Aralık 1878) vesilesiyle

Stalin'in SBKP(B) MK Plenumu'nda “Parti Çalışmasının Eksikliği ve Troçkistler ve Diğer İkiyüzlülerin Tasfiyesi İçin Alınacak Önlemler Üzerine” sunum ve kapanış konuşmasının üçüncü bölümü -”Bugünkü Troçkizm”- hala günceliğini korumaktadır...


III
BUGÜNKÜ TROÇKİZM

“...Troçkist ajanlara karşı mücadelede partili yoldaşlarımız, bugünkü Troçkizmin, diyelim ki 7-8 yıl önceki Troçkizm olmadığını, Troçkizmin ve Troçkistlerin bu süre içerisinde, Troçkizmin çehresini temelden değiştiren ciddi bir evrim geçirdiğini, bunun sonucunda, Troçkizme karşı mücadelenin, Troçkizme karşı mücadele yöntemlerinin de temelden değişmek zorunda olduğunu unutmuşlar, fark etmemişlerdir. Partili yoldaşlarımız Troçkizmin işçi sınıfı içinde politik bir akım olmaktan çıktığını, Troçkizmin 7-8 yıl önce işçi sınıfı içinde politik bir akım olma niteliğinden çıkıp, yabancı devletlerin casusluk organlarının emriyle hareket eden zararlı unsurlar, bozguncular, casuslar ve katillerden oluşan azgın ve ilkesiz bir çeteye dönüştüğünü fark etmemişlerdir.

İşçi sınıfı içinde bir politik akım nedir? İşçi sınıfı içinde politik akım demek, belli bir politik fizyonomiye, kendi platformuna, kendi programına sahip, görüşlerini işçi sınıfından gizlemeyen, gizlemesi mümkün olmayan, tam tersine, işçi sınıfının önünde görüşlerinin açıkça ve dürüstçe propagandasını yapan bir grup ya da parti demektir; işçi sınıfına politik yüzünü göstermekten korkmayan, gerçek amaç ve görevlerini işçi sınıfının önünde açıkça ortaya sermekten korkmayan, tersine,, işçi sınıfını kendi görüşleri doğrultusunda ikna etmek için açıkça ortaya çıkan bir grup ya da parti demektir. Geçtiğimiz yıllarda, 7-8 yıl önce Troçkizm, anti-leninist, o nedenle temelden yanlış da olsa, işçi sınıfı içinde böyle bir politik akımdı.

Bugünkü Troçkizmin, diyelim ki 1936 yılının Troçkizminin işçi sınıfı içinde bir akım olduğu söylenebilir mi? Hayır söylenemez. Neden? Çünkü bugünkü Troçkistler, işçi sınıfına gerçek yüzlerini göstermekten korkuyorlar, çünkü işçi sınıfına hedef ve görevlerini açmaya korkuyorlar, çünkü işçi sınıfından politik fizyonomilerini isteyerek gizliyorlar; çünkü gerçek amaçlarını öğrenirse işçi sınıfının kendilerini, ona yabancı insanlar olarak lanetleyip kendisinden uzaklaştırmasından korkuyorlar. Troçkistlerin bugünkü çalışmalarında temel yöntemin, görüşlerini işçi sınıfı içinde açıkça ve dürüstçe savunmak değil, görüşlerini gizlemek, hasımlarının görüşlerini kölece bir boyun eğiş ve dalkavuklukla övmek, kendi görüşlerine ise ikiyüzlü ve sinsi bir biçimde çamur atmak olması da bununla açıklanır.

1936 Davasında Kamenev ve Zinovyev, anımsarsanız, herhangi bir politik platforma sahip olduklarını kesinlikle inkâr etmişlerdi. Duruşmalarda politik platformlarını geliştirme olanağına kesinlikle sahiptiler. Ne var ki bunu yapmadılar ve politik platforma sahip olmadıklarını açıkladılar. Politik bir platformları olmadığını açıklarken her ikisi de, kuşkusuz, yalan söylüyordu. Bugün körler bile politik platformları olduğunu görüyor. Peki neden bir politik platforma sahip olduklarını inkâr ettiler? Çünkü gerçek politik yüzlerini göstermekten korkuyorlardı, çünkü gerçek platformlarıyla, SSCB'de kapitalizmin restorasyonu platformuyla ortaya çıkmaktan korkuyorlardı; zira böyle bir platformun işçi sınıfı içinde nefret uyandıracağından korkuyorlardı.

1937 Davasında ise, Pyatakov, Radek ve Sokolnikov başka bir yol izlediler. Troçkistlerle Zinovyevcilerin politik bir platformu olduğunu inkâr etmediler. Belli bir politik platformu olduğunu kabul ettiler ve ifadelerini bunun üzerinde geliştirdiler. Fakat ifadelerini, işçi sınıfına, halka, Troçkist platformun desteklenmesi çağrısında bulunmak için değil, bu platformu halk düşmanı ve proletarya karşıtı bir platform olarak lanetlemek ve damgalamak için geliştirdiler, Kapitalizmin restorasyonu, Kolektif çiftliklerle Sovyet çiftliklerinin tasfiyesi, sömürü düzeninin yeniden kurulması, Sovyetler Birliği'ne karşı savaşı hızlandırmak için Almanya ve Japonya'nın faşist güçleriyle ittifak, savaş lehinde, barışçıl politika aleyhinde mücadele, Sovyetler Birliği'nin toprak bütünlüğünün parçalanması, bu arada Ukrayna'nın Almanlara, Uzak Doğu kıyı bölgesinin Japonlara verilmesi, düşman bir devletin saldırısı durumunda Sovyetler Birliği'nin askeri yenilgisini hazırlamak ve bu hedeflere ulaşmak için zararlı faaliyetler yürütmek, yıkıcı eylemlere girişmek ve Sovyet iktidarı önderlerine karşı bireysel terör eylemleri yapmak, Japon-Alman faşist güçleri yararına casusluk faaliyeti yürütmek — bugünkü Troçkizmin, Pyatakov, Radek ve Sokolnikov tarafından geliştirilmiş politik platformu işte budur. Troçkistlerin böyle bir platformu halktan, işçi sınıfından saklamak zorunda oldukları çok açık. Ve bu sadece işçi sınıfından değil, Troçkist taraftarlardan, hatta 30-40 kişiden oluşan bir avuç Troçkist önderlikten bile saklanmıştır. Radek ve Pyatakov, platformun niteliği üzerine bilgi vermek amacıyla 30-40 Troçkistin katılacağı bir konferans toplanması için Troçki'den izin istediklerinde, Troçki bunu yasaklamış ve böyle bir "operasyon"un bölünmeye yol açabileceği gerekçesiyle, platformun gerçek niteliği üzerine bir avuç Troçkistin önünde konuşmanın bile amaca uygun olmadığını söylemiştir.

Görüşlerini, platformlarını işçi sınıfından değil, aynı zamanda Troçkist taraftarlardan, hatta Troçkist önderlerden saklayan "politikacılar" —Troçkizmin bugünkü fizyonomisi budur.

Bundan çıkan sonuç ise, bugünkü Troçkizmin artık işçi sınıfı içinde politik bir akım olarak tanımlanamayacağıdır.

Bugünkü Troçkizm işçi sınıfı içinde politik bir akım değil, yabancı devletlerin casusluk organlarının hizmetinde çalışan zararlı unsurlar, bölücüler, casus ve katillerden oluşan ilkeden ve düşünceden yoksun bir çete, işçi sınıfının yeminli düşmanı olan bir çetedir.

Bu, son 7-8 yıl içinde Troçkizmin geçirdiği evrimin tartışılmaz sonucudur.

Geçmişteki Troçkizmle bugünkü Troçkizm arasındaki fark budur.

Partili yoldaşlarımızın hatası, geçmişteki Troçkizmle bugünkü Troçkizm arasındaki belirleyici farkı görememelerinde yatmaktadır. Troçkistlerin uzun zamandan beri bir düşüncenin savunucusu olmaktan çıktıklarını, çoktandır sadece Sovyet devletine ve Sovyet iktidarına zarar vermek için, casusluk ve vatana ihanet de dahil olmak üzere, her türlü iğrençliği, her türlü alçaklığı yapabilecek haydutlara dönüştüklerini fark etmediler. Bunu fark etmediler, dolayısıyla da, Troçkistlere karşı yeni tarz mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek için zamanında değişiklik yapmayı beceremediler.

O nedenle Troçkistlerin son yıllardaki alçaklıkları bazı yoldaşlarımız için tamamen sürpriz olmuştur.

...Son olarak, partili yoldaşlarımız, aralarında faşizmin Troçkist ajanlarının oldukça aktif bir rol oynadıkları bugünkü zararlı unsurlarla, bozguncularla Şahti dönemindeki zararlı unsurlar ve bozguncular arasında önemli bir fark bulunduğunu fark etmemişlerdir.

Birincisi: Şahticiler ve Endüstri Partisinin adamları, açıkça bize yabancı unsurlardı. Bunların büyük çoğunluğu, eski fabrika sahipleri, eski iktidar sahiplerinin hizmetinde olan idareciler, eski anonim şirketlerinin ortakları ya da politik olarak açıkça bize düşman olan burjuva uzmanlardı. Bu bayların gerçek politik yüzlerinin ne olduğu konusunda içimizde hiç kimsede en ufak bir kuşku yoktu. Evet Şahticilerin kendileri de Sovyet rejimine karşı düşmanca tavır içinde olduklarını gizlemiyorlardı. Ne var ki bugünkü zararlı unsurlar, bozguncular, Troçkistler üzerine bunu söylemek mümkün değil. Bugünkü zararlı unsurlar, bozguncular, bugünkü Troçkistler büyük ölçüde parti üyesi, cebinde üyelik kartı olan insanlar, yani bize şeklen yabancı olmayan kişilerdir. Eski zararlı unsurlar bizim insanlarımıza ne kadar karşılarsa, bugünkü yeni zararlı unsurlar bizim insanlarımıza bir o kadar yaltaklanıyor, onlara övgüler düzüyor, güvenlerini kazanmak için onlara karşı kölece bir boyun eğme içinde görünüyorlar. Gördüğünüz gibi önemli bir fark.

İkincisi: Şahticilerin ve Endüstri Partisi üyelerinin gücü, onlar çok ya da az yeterli teknik bilgiye sahipken, buna sahip olmayan bizim insanlarımızın onlardan öğrenmek zorunda olmalarında yatıyordu. Bu durum, Şahti-dönemi zararlı unsurlarına, zararlı faaliyetlerini serbestçe sürdürme olanağı, insanlarımızı teknik alanda aldatma olanağı veriyordu. Ancak bugünkü zararlı unsurların, Troçkistlerin durumu farklıdır. Bugünkü zararlı unsurlar, bizim insanlarımızdan teknik olarak daha bilgili değiller. Tersine, teknik olarak bizim insanlarımız bugünkü zararlı unsurlardan, bugünkü Troçkistlerden daha iyi eğitilmiştir. Şahti-döneminden bugüne kadar, teknik alanda gerçekten eğitilmiş on binlerce Bolşevik kadro yetişmiştir. Teknik konusunda olgunlaşmış binlerce, onbinlerce Bolşevik önder sayılabilir, ki bunlarla karşılaştırıldığında, teknik eğitim açısından Pyatakov ve Lifşitz, Şestov ve Bogulavski, Muralov ve Drobnis, boş lafazanlar ve mektep çocukları gibi kalır. Peki öyleyse bugünkü zararlı unsurların, Troçkistlerin gücü nerede yatmaktadır? Bunların gücü, parti üyelik kartında, üyelik kartına sahip oluşlarında yatmaktadır. Güçleri, parti üyelik kartının onlara politik güven duyulmasını bütün kurum ve örgütlerimize girmelerini sağlamasında yatmaktadır. Parti üyelik kartına sahip oluşları ve Sovyet iktidarının dostlarıymış gibi görünmeleri sonucunda, insanlarımızı politik olarak aldatmaları, kendilerine duyulan güveni suistimal etmeleri, gizlice zararlı faaliyetlerini sürdürmeleri ve devlet sırlarını Sovyetler Birliği'nin düşmanlarına vermeleri avantajları olmaktadır. Politik ve moral değerlere göre kuşkulu bir "avantaj", ama ne olursa olsun bir "avantaj". Bu "avantaj" sayesinde Troçkist bozguncuların parti üyelik kartına sahip kişiler olarak, kurum ve örgütlerimizin bütün mevkilerine girebilen kişiler olarak yabancı devletlerin casusluk organları için gerçek bir hazine olması da anlaşılırdır.

Bazı yoldaşlarımızın hatası, eski zararlı unsurlarla yeni zararlı unsurlar arasındaki, Şahticilerle Troçkistler arasındaki bu büyük farkı görmemelerinde, fark etmemelerinde, dolayısıyla da yeni zararlı unsurlara karşı yeni tarz mücadele yürütmek için zamanında değişim sağlayamamalarında yatmaktadır.”

(19. Makaleden; “DÜŞTÜYSEK KALKARIZ, DAHA ÖLMEDİK YA!”, TROÇKİ “24 AYAR” ANTİ-KOMÜNİSTİN HİKAYESİ. Makale 19, GÜNÜMÜZDE TROÇKİZM – KARŞI DEVRİMCİ, ANTİ-KOMÜNİST BİR “EĞİLİM”

Stalin; C. 14, Türkçesi; s. 142-146.