GÜNÜMÜZDE
ANTİEMPERYALİST MÜCADELENİN BAZI SORUNLARI
1-
Rekabet ve Sermayenin Uluslararası Hareketi
1956-1989/91
dönemi dünyası, iki pazarlı, iki askeri bloklu, dünya çapında
hakimiyet için mücadele veren iki kutuplu bir dünyaydı. Bir
taraftan ABD ve NATO önderliğinde batının emperyalist ülkeleri
ve bağımlı ülkeler. Diğer taraftan da sosyal emperyalist
Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı önderliğinde revizyonist
dünya. Bu sistemin 1989/91’de yıkılmasıyla dünyamız da iki
kutuplu olmaktan çıkmış ve çok merkezli, çok sayıda rekabet
merkezlerinin, hakimiyet için mücadele ettiği bir dünyaya
dönüşmüştü. Şüphesiz ki çok merkezlilik daha önce de
vardı;ABD ve SB dışında AB, Japonya. Ama bu rekabet merkezleri,
uluslararası ilişkilerde ABD ve NATO güdümlü kalıyorlardı.
Revizyonist sistemin ve SB’nin dağılmasıyla durum değişmiş ve
her bir rekabet merkezi, doğrudan kendi adına hareket etmeye
başlamıştı. ABD, AB ve Japonya gibi rekabet merkezlerine yeni
olarak Rusya ve Çin de eklenmiştir. Bu gelişme, o zamanki döneme
özgü olan; iki kutuplu dünyaya özgü olan uluslararası
örgütlenmelerin de dağılmasını veya önemsizleşmesini, görev
krizine girmelerini ve yeniden şekillenmek zorunda kalmalarını
beraberinde getirmişti. Bu türden bir gelişmeye en tipik örnek,
dağılma bakımından Varşova Paktı, önemsizleşme ve stratejik
görev arayışı içinde olma bakımından da NATO oluşturmaktadır.