deneme

yoksulluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yoksulluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2021 Pazartesi

DİKTATÖR ERDOĞAN’IN KUR OYUNU



DİKTATÖR ERDOĞAN’IN KUR OYUNU

TÜRKİYE AB’NİN “ÜRETİM MERKEZİ” Mİ OLUYOR?

Son birkaç gündür basında ekonomi üzerine söylenenlere bakacak olursak, daha önce doların her zıplamasında ‘bu kriz Erdoğan’ı götürürden”, şimdi Erdoğan’ın nasıl gideceğinin tartışıldığı bir durumla karşı karşıyayız. Öyle ki, bu işin içinde İngiltere’nin de parmağı olduğu yazılmaktadır.

26 Mayıs 2021 Çarşamba

BİR ACAYİP KRİZ-KONJONKTÜR HAREKETİ


BİR ACAYİP KRİZ-KONJONKTÜR HAREKETİ

SANAYİ ÜRETİMİ VERİLERİNİN GÖSTERDİKLERİ


EKONOMİK KRİZ VE YOKSULLUK


Ekonomik krizin veya tam söyleyecek olursak kapitalizmde fazla üretim krizinin kavram olarak tanımlanması zor değildir. Aslında yeniden tanımlamaya da gerek yoktur. Ancak, soruna hangi sınıfsal açıdan bakılıyorsa ekonomik kriz de o sınıfa göre tanımlanmaktadır. Bu nedenle saymakla bitmeyecek kadar tanımlaması vardır. Bir ara “Günümüzde Emperyalizm, Sermaye ve Üretimin Uluslararasılaşması Süreci” çalışmasında (1) 30‘a yakın emperyalizm türü saymıştım. Kriz tanımlamasına gelince 30‘u ikiye katlamak gerekir. Neyse, belki de biraz abartıyorum ama abartılı da olsa kriz tanımlaması söz konusu olduğunda acı bir gerçekle karşılaşıyoruz. Belki de burjuva politik ekonominin içerik ve kavramsal olarak Marksist-Leninist politik ekonomiye en çok; derin ve kapsamlı olarak sirayet ettiği alan, ekonomik kriz alanıdır. Kapitalizmde kaç kriz türü vardır sorusundan başlayarak, her olumsuz görüngüyü kriz sayarak, sermaye türlerini birbirine karıştırarak sonunda hiç zahmete katlanmadan kapitalist sistemi çökertmeye kadar uzanabilirsiniz. Yani Marks‘ın tanımladığı ekonomik krizi bayağılaştırabilirsiniz. Bunu nasıl yapabilirsiniz?

22 Mayıs 2020 Cuma

KAPİTALİZM, İŞSİZLİK, YOKSULLUK*



KAPİTALİZM, İŞSİZLİK, YOKSULLUK*

Kapitalizmin Gelişme Yolu Sefaletin Yoludur ...” (Stalin)


İşsizliğin nedeni

İşsizlik “makinenin rekabetinden, çalıştırılan işçilerin niteliğindeki değişiklikten ve kısmi veya da genel krizlerin neden olduğu yetersiz istihdamdan” kaynaklanabilir. (1)
Ama “makinenin rekabetinden...kısmi veya genel krizlerden” dolayı işsizliğin oluşması için önce kapitalizmin gelişmesi ve işçi sayısının artması gerekir. Peki, kapitalist, işyeri ve işçi sayısını neden arttırmak ister? Bunun nedeni oldukça basittir: Kapitalist canlı işgücünden artı değer elde ettiği için sürekli, sermayesinin artışıyla birlikte çalıştırdığı işçilerin sayısın da çoğaltmak ister. Artan, sermaye artan, çoğalan işyeri, dolayısıyla işçi demektir. Ama bu, sermayenin henüz az gelişmiş olduğu yerlerde veya koşullarda söz konusudur veya kapitalist, genişleyen pazar, yüksek kar gördüğü zaman mümkündür.

25 Ocak 2017 Çarşamba

YOKSULLARI “DÜŞÜNEN” SERMAYE!



YOKSULLARI “DÜŞÜNEN” SERMAYE!
Dünyanın Yoksulluk ve Zenginlik Haritası

17-20 Ocak 2017'de 100'den fazla ülkeden 3000 politikacı, kapitalist ve üst düzey yönetici adeta “fethedilemez” bir kaleye dönüştürülmüş Davos'ta (İsviçre) yeniden bir araya geldiler ve dünyanın “hal ve gidişi” üzerine kaygılarını dile getirdiler. Uluslararası sermaye ortaklaştırılmış bir plan çıkartamadı, farklılıklar ağır bastı. Ama bir konuda gerçekten görüş ortaklığına varabildiler: Sadece ekonomik büyüme yetmez, ekonomik büyüme içsel olarak da etkili olmalıdır”ı anladıklarını açıkladılar. Anladıklarını açıkladıkları bu “şeyi” Türkçeye çevirirsek şunu demiş oluyorlar: 'Zenginler, zenginliklerinden bir parça da olsa yoksullara vermeliler'! Aslında bu teraneyi her sene tekrar ederler. Medyasıyla beraber bu “mutlu” cemaat her sene bir biçimde yoksulları da düşündüklerini dile getirirler. Davos, “Dünya Ekonomik Forumu” böylesi “duygusallık”ların dile getirildiği en önemli forumlardan birisidir. Ama her seferinde oluğu gibi bu sefer de yalan söylediler. Sömürünün ve talanın kaçınılmaz sonucu olarak dünya çapında zenginlik ve yoksulluk farklılaşması ürkütücü boyutlardadır. Bu farkı gösterelim: