deneme

21 Temmuz 2002 Pazar

ÜÇGENİN ORTADOĞU AYAĞI

ABD Savunma Bakanı Yardımcısı P. Wolfowitz, Amerikan Dışişleri Bakanlığında “3 numara” konumunda olan M. Grossman ve ABD’nin Avrupa’daki Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral J. Ralston’ın aynı anda Türkiye’yi ziyaretleri ve ele alınan konu, Amerikan emperyalizminin yeni bir Irak savaşına başlamak için hazırlık içinde olduğunu göstermektedir. Balkanlardaki çelişkiler şimdilik emperyalist “barış”la bastırıldı. Afganistan’da da emperyalist “barış”ın hâkim kılınması için uğraşılıyor. Daha ziyade Afganistan’da olmak üzere Amerikan emperyalizmi bu iki bölgede amacına ulaştı. Ama Ortadoğu’da durum farklı.
Irak’a karşı emperyalist savaşın üzerinden on seneden fazla bir zaman geçti ve emperyalist koalisyon, Irak rejimini dize getiremedi. Bu on senelik zaman içinde emperyalist ülkelerin Ortadoğu’daki çıkar çelişkileri, Irak’a karşı ortak hareket etme nedenlerini gölgede bıraktı. Bu zaman zarfı içinde ABD ve İngiltere hariç emperyalist koalisyonun bütün diğer emperyalist ülkeleri, Irak ile petrol üretimi için anlaşmalar imzaladılar. Bu anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için uygulanan BM ambargosunun kalkması gerekiyor. Bu durumda kaybeden ABD ve İngiltere olacak. Bu iki emperyalist ülke, özellikle de Amerikan emperyalizmi, sadece Irak petrolü üzerindeki kontrolü değil, Ortadoğu’daki kontrolü AB, Çin, Rusya ve Japonya lehine kaybetmekle karşı karşıya kalacak.
Amerikan emperyalizmi bu durumu kendi lehine değiştirmenin zamanının geldiği anlayışında olmalı ki Irak’a saldırıyı bütün dünyanın gözü önünde örgütlemeye başlamıştır.
Amerikan emperyalizmi, Irak’a ilk saldırıda ve Afganistan savaşında olduğu gibi, İngiltere hariç emperyalist ülkelerin desteğini alamayacağını çok iyi biliyor. Balkanlarda olduğu gibi belli bir işbirliğinin de olasılığı güç. Amerikan emperyalizminin yeni bir Irak savaşı için BM’i kalkan olarak kullanma olasılığı da oldukça zayıf. Amerikan emperyalizminin Filistin merkezli “Ortadoğu Planı”nın diğer emperyalist ülkeler, özellikle de AB, Rusya ve Çin tarafından kabul edilmemesi ve bu plana Arap ülkelerinin mesafeli yaklaşması, yeni bir Irak savaşını ABD’nin İngiltere ile birlikte sürdüreceğini ve sınırlı sayıda yedek kullanılabilir ülkelerin daha da önemli duruma geldiklerini göstermektedir. Bu ülkelerden birisi ve şimdiki durumda en önemlisi Türkiye’dir. Türk burjuvazisi de bu durumun bilincinde. Bu nedenle “bir koyup üç alma” işini önceden halletmeyi düşünüyor. Amerika’nın kararlılığı durumunda stratejik ortaklığımızın gereğini yerine getiririz diyerek Türkiye’nin bu savaşta da Amerikan çıkarları için kullanılmasına “yeşil ışık” yakıyor.
Dünya konjonktürü, Irak’a karşı savaşta Türkiye’nin kullanılması için Türk burjuvazisinin öne sürdüğü üç şartın ABD tarafından kabul edilir olduğunu gösteriyor. Yeni bir emperyalist koalisyonun kurulamayacağı ve Arap ülkelerinin, Filistin sorununun güncelliğinden dolayı da ABD’ye karşı mesafeli durmaları, Amerikan emperyalizmini Türk burjuvazisinin koşullarını kabule zorlamaktadır.
Irak’a yeni bir saldırı, Balkanlarda, Afganistan’da ve ilk Irak savaşında olduğundan farklı olarak iki emperyalist ülkenin petrol için savaşı olacaktır. Bu savaş, aynı zamanda diğer emperyalist ülkelere karşı da bir gövde gösterisi olacaktır. Bu savaş, Ortadoğu’daki dengeleri tamamen ABD lehine çevirmeye hizmet edecektir.
Bu savaşta, Irak rejiminin karakterinden bağımsız olarak Irak halkının yanında yer almak gerekir.