deneme

8 Mart 2022 Salı

EMPERYALİST SAVAŞTAN ANTİFAŞİST, ANTİEMPERYALİST SAVAŞ ÇIKARTMAK!


EMPERYALİST SAVAŞTAN 

ANTİFAŞİST, ANTİEMPERYALİST SAVAŞ ÇIKARTMAK!


Ukrayna-Rusya savaşının nedenleri ve savaşın şimdiye kadarki seyri, sorunun asla bir Ukrayna sorunu olmadığını göstermektedir. Sorun 21. yüzyılda dünya düzenin yeniden yapılandırılması ve bu yapılandırmanın aktörlerinin kimler olacağı sorunudur. Sorun, bir başka ifadeyle dünya hegemonyası kurmak isteyenlerin jeopolitik çatışmasıdır. Bu çatışma, bu rekabet bugün Ukrayna sahasında cereyan etmektedir. Aynı çatışmayı yarın başka bölgelerde de göreceğiz.

Savaşı bir Ukrayna-Rusya savaşı olarak görmek, doğru analizin önündeki en büyük engel olur.

Bu savaşla birlikte savaşa karşı tavır sorunu gündeme geldi. Haklı-haksız savaş mı, kimin açısından haklı bir savaş, kimin açısından haksız bir savaş; Ukrayna ne için savaşıyor veya Rusya ne için savaşıyor soruları dünya ve Türkiye “sol”unda tartışılıyor.

Rusya’nın resmi görüşü:

-Ruslar ve Ukraynalılar tek halktır. Şu anda Neo-nazilerle savaş halindeyiz.

-Moskova'nın Ukrayna topraklarını işgal etme veya zorla herhangi bir şey dayatma niyeti yoktur. “Özel operasyon” ve belirli hedefleri vardır. Her şeyden önce mesele, "Kiev rejimi tarafından sekiz yıldır kötü muamele gören ve soykırıma tabi olan" Donbas'taki sivil nüfusu korumak ve neo-nazi rejime karşı savaşmak.

-Donbas, tarihsel olarak Rusya’nın parçasıdır.

-Ukrayna kendi tarihimizin önemli bir parçasıdır, Ukrayna kadim Rus topraklarıdır.

-Ukrayna’nın NATO’ya katılma ihtimali, Rusya’nın güvenliği için doğrudan tehdit oluşturuyor.

-Bize NATO sınırlarının genişlemeyeceği sözü verildi ama tam tersi oldu.

-NATO, Rusya sınırlarına kadar geldi. Ukrayna’nın NATO’ya katılması kararı şimdiden alındı. Eğer NATO genişlerse Rusya’ya karşı ani saldırı riski, büyük ölçüde artacak. Ukrayna, Rusya’ya yönelik bir saldırı için ana platform olacak.

-Rusya her zaman sorunların diplomasiyle çözülmesinden yana. NATO bizim endişelerimizi tamamen görmezden geldi. Güvenlik taleplerimiz reddedildi.

-Temel meselelerde eşit diyalog önerilerimiz ABD ve NATO tarafından cevapsız kalırken, ülkemize yönelik tehditlerin seviyesi önemli ölçüde artarken, Rusya kendi güvenliğini sağlamak adına misilleme önlemleri almak dahil her türlü hakka sahiptir. (Putin söylemleri)

Rus emperyalizminin bu resmi görüşlerinden “ulusal” ve uluslararası “sol”un çıkardığı sonuçlar çok farklı:

-Bu görüşleri aynen benimseyen Rusya ve bir kısım Avrupa “komünistleri” var.

-Ukrayna’ı yarı-sömürge görenler ve bu savaşın Ukrayna açısından haklı savaş olduğunu savunanlar var.

-Rus emperyalizminin bu resmi görüşlerinden anti-nazizm ve antiemperyalizm çıkartmak ve böylece hepimizin tanıdığı Putin’e antifaşist, antiemperyalist kurtarıcılık payesi verenler var.

-Rus emperyalizminin bu resmi görüşlerinden hareketle Putin’i Donbas’daki iki cumhuriyetin kurtarıcısı olarak görenler var.

-Rus emperyalizminin Ukrayna’yı işgalinin, Donetsk ve Luhangsk “halk cumhuriyetleri”nin kurtarılması ve neo-nazi Ukrayna rejiminin yıkılması bağlamında nesnel olarak ilerici olduğunu savunanlar var. Yani savaşın Rusya açısından esas nedeni Donetsk ve Luhansk “halk cumhuriyetleri”ni kurtarmak; Ukrayna’yı neo-nazilerden temizlemek. Böylece Rus tekelci burjuvazisi, Rus emperyalizmi, Rus şovenizmi ve onun siyasi temsilcisi Putin antiemperyalist ve antifaşist ilan ediliyor.

Bu savaşın emperyalist bir savaş, bir işgal savaşı, bir haksız savaş olduğunu savunanlar var. Bu görüşte olanların arasında Marksist-Leninistlerin yanı sıra farklı akımlardan olanlar da var.

-Rus halkı, “Putin'in başlattığı savaşa karşıyız. Bu savaşı desteklemiyoruz", “düşmanlarımız Kiev ve Odessa'da değil, Moskova'da”dır diyor. Rusya'da savaş karşıtları, “Ukrayna'yla savaşa hayır", "Bu savaşı durdurmalıyız” çağrısını yapıyorlar.

ABD/NATO-AB yanlısı liberal takımdan bahsetmeye gerek yok.

Peki, Rusya kendini haklı çıkartan ne yaptı?

22 Şubatta Donetsk ve Luhansk “halk cumhuriyetleri”yle bütün dünyanın önünde anlaşmayı imzaladı, o cumhuriyetlerin bağımsızlığını tanıdı.

Hemen arkasından varılan anlaşmaya dayanarak Rusya her iki özerk bölgeye asker gönderdi. Bununla da kalmadı, Donbas’ın tamamını işgale girişti. Bu da yetmedi, Belarus ve kendi topraklarından Ukrayna’ya karşı adı konmamış savaş açtı ve bu ülkeyi işgal etmeye başladı.

Tamam, ABD/NATO’nun kışkırttığı doğrudur. Peki, Ukrayna’ya kim saldırdı, kim savaşı başlattı? Rusya.

Peki, Ukrayna kukla rejimi yıkılıp yerine Rus yanlısı bir kukla rejim kurulduğunda bu değişim Putin’in ABD/NATO ve AB karşısında kazandığı “ati-faşist”, “antiemperyalist” bir savaş mı olacak?

Yani “antiemperyalist”, ve de “antifaşist” Putin, Batı emperyalizmine darbe mi indirmiş oluyor? Yukarıya aktardığımız Rus emperyalizminin/şovenizminin sözcüsü gibi hareket eden oportünist çevreler aynen bunu söylüyorlar. Ukrayna’da “antiemperyalist” ve “antifaşist” Rusya, ABD emperyalizmine karşı savaşıyor!

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin üç nedeninden birisi Donbas bölgesinde Donetsk ve Luhansk “halk cumhuriyetleri”nin bizi bağımsız devlet olarak koruyun çağrısına olumlu cevap vermesidir; 22 Şubatta Putin attığı imzayla bu iki özerk bölgeyi bağımsız devletler olarak tanıdı ve anlaşma gereği onları korumak için 24 Şubatta Rus ordusu bu iki özerk bölgeye girdi.

Peki, ne oldu? Rus ordusu tanıdığı bağımsızlığa saygılı mı hareket etti? Hayır, yapılan danışıklı anlaşmaydı. Bu iki “bağımsız devlet” toprakları Rusya’nın Ukrayna işgalinin başladığı ilk bölgeydi. Bu “bağımsız devlet”in askeri güçleri ve Rus ordusu, Rus komutasında Donbas’ın tamamını kurtarmak için savaşa girişti.

Hangi bağımsızlıktan, hangi destekten bahsediyorsunuz? Maydan darbesinden sonra bu bölgedeki anti-faşist mücadele, kendi kaderlerini tayin etme mücadelesi elbette haklı bir mücadeleydi ve bu mücadele uluslararası alanda desteklenmiştir de. Ancak 22 Şubattaki anlaşmayla bu siyasi konum ortadan kalkmıştır. “Bağımsız” iki “devlet”, Rus emperyalizmine, Rus tekelci burjuvazisine işbirliği önermiş; gelin topraklarımıza yerleşin ve bizi koruyun demiştir. Rusya da bunu kabul etmiştir. Donbas’ın tamamında da her adımın Rus emperyalizminin çıkarlarına göre atılması gerekirdi; Rus jeopolitiği neyi gerektiriyorsa onun yapılması gerekirdi. Luhansk ve Donetsk “bağımsız devletleri” de bunu yaptılar. Şimdi Rus ordusuyla bütün Donbas’ı kurtarmak, Donbas’tan Odessa’ya uzanan Karadeniz kıyılarını işgal etmek için savaşıyorlar. Bu, işgalcilikten başka nedir?

Donetsk ve Luhansk defteri böyle kapatıldı. Ancak, Rus jeopolitiği gerekli görürse yeniden açılabilir.

Genel anlamda Donbas ve özelde de bu iki özerk bölge hakkında hesaplar açıktan yapılıyor ama hala bu iki bölge üzerinde Rusya’nın Ukrayna işgalini haklı çıkartmaya çalışanlar da var.

Dün olduğu gibi bugün de Rus emperyalizmi, bu her iki “halk cumhuriyeti”ni Ukrayna rejimine karşı bir koz olarak ve ABD ve AB ile müzakerelerin bir nesnesi olarak kullanıyor. Rus emperyalizminin bu her iki “halk cumhuriyeti”nde kendisi tarafından kontrol edilebilir iktidarlara ve politikacılara ihtiyacı var. Bu her iki “halk cumhuriyeti”nin Ukrayna'ya yeniden entegre olmaları durumunda Rusya onları, Ukrayna siyaseti üzerindeki Rus etkisinin araçları olarak kullanacaktır.

Diğer taraftan Rus emperyalizmi Ukrayna rejimi ile bu iki “halk cumhuriyeti” arasındaki çatışmayı Rus toplumunu Rus şovenizmiyle kör etmek, dış saldırganlık tehditleriyle, NATO’nun Rusya sınırlarına yaklaşmasıyla korkutmak için kullanıyor. Böylece, Rusya işçi sınıfı ve emekçi yığınların dikkatleri ülkedeki sınıf çelişkilerine, eşitsizliklere ve adaletsizliklere değil de "dış düşmana" yöneltilmiş olacak.

Rusya bu iki “halk cumhuriyeti”ni destekliyor ve aynı zamanda kontrol ediyor. Rus desteği olmadan bunların ayakta kalmaları mümkün değildir. Bu iki özerk yönetim Rus emperyalizminin desteğiyle muhalefeti baskı altında tutuyorlar, muhalif güçlerin kendi siyasi çıkarlarına hizmet etmeyen faaliyetlerini acımasızca bastırıyorlar.

Ama her şeye rağmen bu iki “halk cumhuriyeti”nin Ukrayna rejimine karşı mücadelesi anti-faşist bir mücadeleydi, ulusal kimliklerini korumak için bir mücadeleydi. Ancak onların bu özellikleri Rusya ile yaptıkları anlaşmayla sonlanmıştır. Anlaşma sonrası gelişmeler bunu göstermektedir.

Sorun faşizme, gericiliğe karşı mücadeleyse; Ukrayna’da neo-nazilere karşı mücadeleyse yapılması gereken Rus emperyalizminin yanında yer almak değildir.

Sol”culuk adına, belki de “devrimcilik” adına, ama en azından “antifaşizm” ve “antiemperyalizm” adına Ukrayna'yı işgale kalkışan Rus emperyalizminin, onun siyasi önderi Putin’in bu işgalde jeopolitik ve stratejik bir çıkarı yoktur denebiliyor. Ama savaşın esas nedeninin jeopolitik olduğunu emperyalist paylaşım savaşının Ukrayna topraklarında sürdürülmesi olduğunu, ABD/NATO ve Rusya kabul ediyorlar. Savunucuları Putin’e Ukrayna’ya savaş açıp bu ülkeyi işgal etmekle jeopolitik ve stratejik bir amaç gütmüş sayılmazsın, sen antifaşistsin, sen antiemperyalistsin’ diyorlar.

ABD de en azından Rusya kadar antifaşist, ilerici, kurtarıcı değil mi? En azından olması gerekir.

ABD önderliğinde Irak'ın işgali için kurulan koalisyonu düşünelim. Saddam diktatördür, katildir, elinde kitle imha silahları var, onu bize (Batı’ya) karşı kullanabilir, El Kaide ile ittifak ilişkileri vardır. Bu diktatör yıkılmalı ve Irak'a demokrasi götürülmelidir. Ne oldu? Irak işgal edildi, Saddam rejimi yıkıldı ve Saddam idam edildi. Irak’a demokrasi gitti mi?

Peki, ABD önderliğindeki bu koalisyonun Irak işgali neden ilerici değil de, Rus emperyalizminin Ukrayna rejimini yıkmak, neo-nazilere karşı mücadele etmek için Ukrayna’yı işgali ilerici olabiliyor?

ABD’nin Irak işgali Ortadoğu’da jeopolitik-stratejik bir hamleydi. Ya Rusya’nınki? O da jeopolitik-stratejik bir hamle değil mi? Veya böyle bir hamle olması için Rusya daha ne yapmalıydı?

Her iki işgal arasında işgalcilerin asıl niyetleri bakımında farklar var: ABD ve İngiltere Irak’ı işgal ederlerken asıl nedenini söylemediler; bahane, vesile ürettiler. Gerçek neden yıllar sonra açıklandı (Zamanın İngiltere Başbakanı Tony Blair’in açıklaması)

Ama Rusya niyetini daha baştan açıklıyor. Putin, Ukrayna meselesinin Rus jeopolitiği açısından önemini ve bu ülkeye yaklaşılmaması, bu ülkenin NATO üyesi olmaması gerektiğini yıllardır sürekli ve kendi açısından tutarlı olarak dile getirmiştir.

Ukrayna merkezli olarak Doğu Avrupa sahasında ABD, kendi jeopolitik çıkarı için Ukrayna'yı Rusya’ya karşı kullanmayı kendi hakkı olarak görüyor. Rusya da kendi jeopolitik çıkarları için Ukrayna’yı kendine bağlamayı, en azından NATO üyesi olmaması gerektiğini dillendiriyor. Bu jeopolitik it dalaşı içinde kimin elinde “hak dağıtacak” terazi olabilir ki? ABD/NATO ve AB’nin elinde mi, yoksa Rus emperyalizminin elinde mi?

Diyelim ki, Rusya Ukrayna’yı işgal etti, mevcut rejimi yıktı, yerine kendine sadık bir rejim kurdu. Bu durumda bu yeni rejim eskisinden daha mı demokratik olacak? Batı yanlı olan gitmiş, Rusya yanlı olan gelmiş olmayacak mı?

Bu durumda Rus emperyalizmi, Rus jeopolitiği, Rus yayılmacılığı “ehven-i şer” mi oluyor? Herhalde öyle oluyor.

Ukrayna-Rusya savaşı, sadece bu iki ülke arasındaki bir savaş gibi algılanıyor. Oysa bu savaş dünya hegemonyasında söz sahibi olan ve bu bağlamda geliştirdikleri politikayı uygulamaya çalışan Amerikan emperyalizmiyle, köşeye sıkışmış durumda olan, ancak kendi jeopolitikası doğrultusunda hareket eden Rus emperyalizmi arasında bir savaştır. Bu savaş paylaşılmış dünyanın yeniden paylaşılması için atılan savaş adımlarından birdir; ancak dünya düzeninin değişimini hızlandıran bir adımdır. Bu savaşın tarafları açıktır: Bir yandan ABD/NATO/AB, diğer yandan Rusya. (Çin’in Rusya’yı destekler görünümü oldukça aldatıcıdır). Ukrayna ise bu jeopolitik oyunun bugün oynandığı sahadır. Bu oyun yarın başa ülke ve bölgelerde de oynanacaktır.

Ukrayna-Rusya savaşında Amerikan emperyalizmi kolay kolay durmayacaktır; Ukrayna’da Rus ordusunu yıpratma savaşını sonuna kadar götürmek için elinden geleni yapacaktır. Amerikan emperyalizmine göre Ukrayna’da yıpranan, güç kaybeden Rus emperyalizmi yeni bir Afganistan ile karşı karşıya kalmış olacaktır.

Bugün veya yarın masanın kurulma ve “at pazarlığı”nın başlaması olasılığını unutmayalım. Bakalım “antiemperyalist”, “antifaşist” Rus emperyalizmiyle arkasında emperyalist ABD’nin durduğu Ukrayna arasında ne üzerine “at pazarlığı” yapılacak? Ukrayna'nın Rusya tarafından işgali durumunda Ukrayna’nın (ABD’nin) yenilgisi veya Rusya’nın yenilgisi veya Donbas’dan Odessa’ya uzanan Karadeniz kıyılarının Rusya’ya bağlanması veya da Ukrayna’nın ikiye bölünmesi pazarlıkları yapılabilir.

Amerikan emperyalizminin Rusya’yı güçsüz bırakma anlayışı yeni değildir. ABD’nin Avrasya jeopolitiği nihayetinde Ukrayna’yı kurtarmak ve zayıflatılan Rusya’yı birkaç devlete bölebilmektir. Bu ne derece gerçekleşir, ayrı bir sorun. Ancak, zayıflatılmış bir Rusya, aynı zamanda Çin’in de istediği bir Rusya olacaktır.

Dünya hızla çok rekabet merkezli olmaktan yeni bir kutuplaşmaya geçiyor. Yeni kutuplaşmanın belirleyici aktörleri en azından mevcut konumunu korumaya çalışan Amerikan emperyalizmiyle ona meydan okuyan Çin’dir. Bu kutuplaşmada Rusya’ya yer yoktur. Mevcut kapasitesiyle üçüncü bir kutup oluşturacak güçte değildir. Nükleer güce sahip olması da bu gerçekliği değiştirmez. Rusya ancak ya Çin’e veya da ABD’ye eklemlenebilir. Amerikan emperyalizmi Rusya’yı böyle bir konuma itmekte ve karşı karşıya kalacağı ikilemi göstermek için onu zayıflatmaya çalışmaktadır. Amerikan emperyalizminin Rusya’ya söylediği şu: Ya benimle beraber Çin’e karşı olursun veya da Çin ile beraber hareket edersin ve Çin tarafından yutulursun.

Bu durumda Rusya’nın ne yapacağı pek bilinmez. Ancak, Rusya-Çin ittifakında her iki tarafın hesabı başka olduğundan sonuç alınamaz. Bunu hem Rusya hem de Çin biliyor.

Bugün Ukrayna’da olup biten, yeni kutuplaşmanın Doğu Avrupa’daki jeopolitik fay hattındaki kırılmadır. Burada ne Ukrayna ne Ukraynalılar ne de Donbas’daki gelişmeler ABD/NATO/AB ve Rusya açısından zerre kadar bir önem taşımaktadır. Her iki cephe açısından “göçte öküzün ezdiği otun hesabı tutulmaz”; her şey her iki cephenin jeopolitik çıkarlarına hizmet etmelidir. Ukrayna yakılıp yıkılabilir, on binlerce, yüz binlerce Ukraynalı katledilebilir, milyonlarcası göç etmek zorunda kalabilir, Donbas bölgesi Rus emperyalizminin çıkarlarına koşulabilir. Önemli olan bu jeopolitik fay hattını tutmaktır.

Büyük fotoğraf bunu gösteriyor.

Hal böyleyken, bu it dalaşının taraflarından medet ummak da ne oluyor?


Devem edecekler