HAVA SALDIRILARI
ROJAVA’DA YENİ İŞGAL ADIMLARI
Faşist diktatörlük 13 Kasım’da gerçekleştirdiği Taksim/İstiklal provokasyonunu tepe tepe kullanmaktadır.
HAVA SALDIRILARI
ROJAVA’DA YENİ İŞGAL ADIMLARI
Faşist diktatörlük 13 Kasım’da gerçekleştirdiği Taksim/İstiklal provokasyonunu tepe tepe kullanmaktadır.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ, AVRUPA ENERJİ KRİZİNİN
BÖLGEMİZE YANSIMALARI*
24 Şubat 2022’de Rusya Devlet Başkanı V. Putin’in “Ukrayna’nın askerden ve Nazizm’den arındırılması” amacıyla “özel operasyon” adıyla başlattığı savaş devam etmektedir. Her ne kadar adı “özel operasyon” olsa da bu doğrudan emperyalist bir savaştır. Savaşan taraflardan biri Ukrayna olsa da aslında bu savaş ABD=NATO ile Rusya arasında bir savaştır. Nedenini her iki tarafın jeopolitik anlayışlarında aramak gerekir. Ukrayna, Amerikan emperyalizminin kendi çıkarı için sahaya sürdüğü piyondan öte bir şey değildir. Bunun böyle olduğunu savaşın seyri boyunca Batı’yla karşı karşıya kaldığı sorunlar da açıkça göstermektedir.
İKİSİ BİR ARADA
ROJAVA DEVRİMİ VE TAHRAN ZİRVESİ
Arka arkaya gerçekleşen iki zirvede ele alınan konular, her ne kadar Ortadoğu’nun sorunları olarak ön plana çıkmış olsalar da aslında jeopolitik sorunlardı ve bu anlamda uluslararasu sorunlardı. Diğer taraftan tartışmalarda hakim olan, kimin hangi soruna hangi açıdan baktığıydı, yani belirleyici derecede güçlü olanın her dediği kabul görmedi.
ROJAVA PAZARLIĞI DEVAM EDİYOR
“Barış Pınarı Harekatı” (9-23 Ekim 2019) ve ABD ile 17 Ekim’de imzalanan “Ankara Mutabakatı” ve Rusya ile 22 Ekim’de imzalanan “Soçi Mutabakatı”ndan istenilen sonucun alınamadığını diktatör her fırsatta dile getiriyordu. Bu harekatla faşist diktatörlük sadece Gire Spi-Serekaniye arasında kalan 30 km derinliği olan şeridi işgal etmişti. Diktatöre göre “Barış Pınarı Harekatı” sonlandırılmalıdır, amacına ulaşmalıdır; yani Kobane’den Irak sınırına kadar olan bölge tamamen işgal edilmelidir. Bu harekattan günümüze kadar sömürgeci faşist diktatörlük söz konusu mutabakatların gereğinin yapılması, yapılmıyorsa biz yaparız moduyla ABD ve Rusya ile sürekli konuşmuş, ama sonuç alamamıştır.
SON DÖNEMDE ABD-AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Son dönemdeki ABD-AB ve Türkiye arasındaki ilişkileri ve bu ilişkilerin önümüzdeki dönemde nasıl bir seyir izleyeceğini değerlendirebilmek için her üç tarafın bölgesel ve küresel çıkarlarına ve bu çıkarlar temelinde karşılıklı yaptırım gücüne bakmak gerekir. Aynı zamanda her üç taraf arasındaki ilişkilerin seyrini doğrudan ve dolaylı olarak etkileyebilecek uluslararası güçler dengesindeki değişimi de göz önünde tutmak gerekir.
Şimdi de Güney Kafkasya
Soğuk
savaşın galibi Batılı emperyalist devletler, Hırvatistan ve
Bosna savaşları (1991-1995), Dayton Anlaşması (1995) ve Kosova
savaşıyla Balkanlar’ın paylaşımını tamamlayarak aralarındaki
güç ilişkisini düzenleyip çatışmaları dondurdular.