deneme

18 Aralık 2021 Cumartesi

“EKONOMİK MODEL” ARAYAN BOŞ “EKONOMİST”E BAK!



BURJUVA POLİTİK EKONOMİNİN UFKU!

LİBERALİZM-NEOLİBERALİZM-FAŞİZM

“Ekonomik model” arayışında olan “ekonomist” diktatör, bir taraftan yeni açıklamalarla gündemi oyalıyor; kendisi için felaket gelişmelerden, patlak veren para/kur krizinden dikkatleri uzaklaştırmaya çalışıyor, diğer taraftan da “iç ve dış düşmanlar” ne yaptığımı bilmediğimi sansınlar, ben ne yaptığımı biliyorum, rahatlığı içinde hareket ediyor.

8 Aralık 2021 Çarşamba

BURJUVA KRİZ TEORİLERİ


BURJUVA KRİZ TEORİLERİ

BURJUVA VE KÜÇÜK BURJUVA POLİTİK EKONOMİNİN VE İDEOLOJİNİN

 SEFALETİ

230'dan fazla, bilinen, kayıtlara geçmiş kriz nedeni sayıp da gerçeği söyleyememek ancak burjuvaziye özgüdür!

MARKSİST KONJONKTÜR ARAŞTIRMALARI - KRİZ ÇIĞIRTKANLIĞI

 

MARKSİST KONJONKTÜR ARAŞTIRMALARI - KRİZ ÇIĞIRTKANLIĞI

BURJUVA POLİTİK EKONOMİNİN VE İDEOLOJİNİN SEFALETİ


Marksist Kriz Teorisi

Fazla üretim krizi/Ekonomik kriz

Marks, Engels ve Lenin, özellikle de Marks ve Engels ekonomi üzerine çalışmalarında kapitalist üretim biçimine içkin birbirinden bağımsız bir dizi kriz analizi ve tanımı yapmadılar. Onlar böyle bir tanım yapmadılar diye o günden bugüne çok değişmiş ekonomi koşullar yeni krizlerin doğmasına neden olmuşlarsa bunu görmeyelim, yok sayalım demek de olmaz. Varsa böyle bir durum bu açıklanmalıdır. Dünya proletaryasının bu önderleri aşağıda da tanımlayacağımız gibi birçok krizden bahsettiler. Ancak, onların içinde sadece bir krizi, fazla üretim krizini kapitalizme özgü kriz olarak tanımladılar. Bu gerçeklikte değişen bir şey olmamıştır. Marksizm’e göre fazla üretim krizi kapitalizme içseldir, bu üretim biçiminin nesnel ekonomik yasalarının işlerliği sonucu dönemsel/çevrimsel patlak verir ve bu kriz üretimin toplumsal karakteri ile ona özel/kapitalist el koyuş arasındaki temel çelişki üzerinde yükselir. Marksizm, fazla üretim krizini (ekonomik kriz) kapitalist yeniden üretim sürecinden kaynaklanan kriz olarak tanımlar.

5 Aralık 2021 Pazar

KATMERLİ KRİZ Mİ, SÜPER KRİZ Mİ?


SADE KRİZ Mİ?

KATMERLİ KRİZ Mİ, SÜPER KRİZ Mİ?

BURJUVA POLİTİK EKONOMİNİN VE İDEOLOJİNİN SEFALETİ

Bu nasıl bir iştir, değerlendirmedir, anlaşılır gibi değil. Herkesin, ama birkaç “zır deli” hariç herkesin ağzında, kaleminde, zihninde kriz var. Öyle bir kriz ki, hemen hiç kimse tarafından tanımlanmıyor. Acayip bir kriz olması lazım; tanımlanamayan, tanımlamak isteyen birkaç kişinin de yanlış tanımladığı, şimdiye kadar hiçbir ülke ekonomisinde görülmemiş, yaşanmamış bir kriz. Nihayetinde kriz, ekonomik bir kavramdır ve kullanılırken içeriğinin doldurulmuş olması gerekir. Ekonomik kavram olunca krizin de sınıfsal bir karakteri vardır. Yani, kriz krizdir demekle olmuyor. Krizin kıstasları vardır. Burjuvazi açısından bu kıstaslar farklıdır, işçi sınıfı açısından da farklıdır.

2 Aralık 2021 Perşembe

“EKONOMİK KURTULUŞ SAVAŞI” VERENE BAK!


“EKONOMİK KURTULUŞ SAVAŞI” VERENE BAK!

BURJUVA POLİTİK EKONOMİNİN VE İDEOLOJİNİN SEFALETİ

Diktatör ekonomi konusunda iddiasını bir adım daha ileriye taşıdı. “Ekonominin kitabını yazdık” dedikten sonra “ekonomik kurtuluş savaşı” ilan etti. Herhalde bu savaş, yazdığı kitaptaki görüşlere göre gerçekleştirilmesi için ilan edilmiş olması gerekir. Bu durumda, yaptığı açıklamalar da gösteriyor ki, ilan edilen bu savaşın stratejisi belli. Ancak, neyin ne olduğu pek anlaşılmıyor. Bu bulanıklığa rağmen diktatörün savaş ilanından hemen sonra kızılca kıyamet koptu. Her kafadan birkaç ses çıkmaya başladı.

22 Kasım 2021 Pazartesi

ANLAMAYANLAR DA ANLASIN DİYE ÇİVİ YAZISIYLA “EKONOMİNİN KİTABINI YAZDIK”


“EKONOMİNİN KİTABINI YAZDIK” DİYENE BAK!

Bir krizdir tutturuldu gidiyor. Her yerde her şey kriz; yazılı, görsel, sözel basın; gazeteler, Tv’ler, radyolar, toplu ulaşım araçları, evler; velhasıl 84-85 milyon krizle yatıp krizle kalkıyor. Ekonominin halinin konuşulmasından doğal bir şey yok aslında. Nihayetinde TL’nin başına gelenler işçi sınıfı ve emekçileri, ezilenleri doğrudan ilgilendirmektedir. Para neredeyse pul olmuş, enflasyon başını almış gidiyor, arkasından diktatör Erdoğan bile yetişemiyor. Yetişememek bir kenara, “herkese” söz geçiren diktatör bir enflasyona söz geçiremiyor. 

12 Kasım 2021 Cuma

EKİM DEVRİMİ SEVDASI VE BAZI GERÇEKLER


EKİM DEVRİMİ SEVDASI VE BAZI GERÇEKLER

 

Ekim Devrimi’nden bahsetmek onun gerçekleşme diyalektiğini anlamaktan geçer. Ancak, anlayanlar da anlamayanlar da veya anlıyor gözükenler de aynı potaya konduğunda içinden çıkılamayacak bir ideolojik kargaşa ortaya çıkıyor, toz duman birbirine karışıyor. Hiçbir zaman aynı yerde, aynı safta olamayacak olanlar Ekim Devrimi bağlamında aynı yerde duruyorlar. Tabii bu, bir taraf için doğru yerde durmak iken, başka bir taraf için sahte bir sahiplenme oluyor.

2 Kasım 2021 Salı

BATI (ABD/AB)-TÜRKİYE ÇATIŞMASI

 

BATI (ABD/AB)-TÜRKİYE ÇATIŞMASI

OYUN JEOPOLİTİKTİR


Önceleri diktatör Erdoğan’ın gidişi ekonomik krize bağlanırdı. Bir kriz patlak verir ve o, krizin altında kalır anlayışı bir biçimde umut olurdu. Olmadı. Krizler patlak verdi, ama Erdoğan gitmedi. Gitmesi için ben ne yapıyorum veya biz ne yapıyoruz sorusu pek sorulmazdı. Kriz, ekonomi ve Batı, diktatöre karşı mücadele eden “özne” olarak görülürdü. Bu sefer şu “10 elçilik” olayı Erdoğan’ın gitmesinden ziyade nasıl gideceği, gittikten sonra ne olacağı sorularını gündeme getirdi. Bu çok olumludur.