deneme

MIST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MIST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2017 Cuma

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GENEL GELİŞME EĞİLİMİ (I)


DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GENEL GELİŞME EĞİLİMİ (I)

I-DÜNYA EKONOMİSİ

1- Dünya sanayi üretimi
Bu yazıda dünya ekonomisi üzerine ayrıntılı bir analiz yapmayacağız. Mayıs-Temmuz 2015 tarihli makaleden (BİR AYRIK OTU HİKAYESİ! Dünya Ekonomisinde Çevrim (Konjonktür) Seyri) buyana dünya ve ülke grupları bazında ekonomin seyrinde dikkate değer değişimlerin olup olmadığını ele alacağız. Bu nedenle bu yazının “BİR AYRIK OTU HİKAYESİ” yazısıyla birlikte ele alınması doğru olur. (O makalede veriler 2005 = 100 ve bu makalede de 2010 = 100 bazında değerlendirildi). Bu makalede yeni olan, sanayi üretiminin Mayıs 2015-Nisan 2017 arasındaki seyrinde ne türden değişimin olduğudur.

4 Ocak 2015 Pazar

2015'E GİRERKEN DÜNYA EKONOMİSİ



2015'E GİRERKEN DÜNYA EKONOMİSİ

Bu yazıda dünya ekonomisiyle ilgili son makalede (Dünya Ekonomisinde Birbirini Etkileyen İki Eğilim Ve Sonuçları (Güçler Dengesinde Değişim Eğilimleri) – Mart 2014) belirtilen eğilimlerin gelişme yönünü ele almakla yetineceğim*.

25 Ağustos 2014 Pazartesi

DÜNYA EKONOMİSİNDE BİRBİRİNİ ETKİLEYEN İKİ EĞİLİM VE SONUÇLARI (GÜÇLER DENGESİNDE DEĞİŞİM EĞİLİMLERİ)* (II)


DÜNYA EKONOMİSİNDE BİRBİRİNİ ETKİLEYEN İKİ EĞİLİM VE SONUÇLARI
(GÜÇLER DENGESİNDE DEĞİŞİM EĞİLİMLERİ)* (II)

3-”MIST”- ülkelerde sanayi üretiminin yıllara göre seyri (Meksika, Endonezya, Kore ve Türkiye)

Bu ülkelerde de 2000-2013 arasında sanayi üretiminin dinamik bir büyümesini görüyoruz. Ama 2013 verileri üretimde belli bir durgunluk sürecine girildiğini de göstermektedir.
Bu ülkelerde sanayi üretimi dünya çapında ortalama büyüme oranlarının üzerinde olmakla uluslararası sermayenin dikkatini çekmektedir. Ülke grupları oluşturmak bir “moda” olduğu için biz de bu “moda”ya uyarak bu ülkeleri grup olarak ele aldık. Bu ülkelerin ortak özellikleri de yok denemez. Bu ülkeler, krizden en hızlı bir biçimde çıkmışlar ve sanayi üretimleri de dinamik bir büyüme sergilemiştir. Sanayi üretimlerindeki dinamiklik bakımından Brezilya ve Rusya'yı geride bırakıyorlar. 

23 Temmuz 2014 Çarşamba

DÜNYA EKONOMİSİNDE BİRBİRİNİ ETKİLEYEN İKİ EĞİLİM VE SONUÇLARI (GÜÇLER DENGESİNDE DEĞİŞİM EĞİLİMLERİ)* (I)



DÜNYA EKONOMİSİNDE BİRBİRİNİ ETKİLEYEN İKİ EĞİLİM VE SONUÇLARI
(GÜÇLER DENGESİNDE DEĞİŞİM EĞİLİMLERİ)* (I)

Dünyanın birçok bölgesinde (Suriye eksenli olarak Ortadoğu'da, Merkezi Afrika'da, Doğu Asya'da, en güncel olarak da Ukrayna'da) emperyalist ülkeler arasında rekabet keskinleşmekte. Suriye'de olduğu gibi vekalet savaşına dönüşmektedir. Önde gelen, jeopolitika üretme yeteneğine sahip olan emperyalist ülkeler, nüfuz alanlarını koruma ve genişletme derdindeler. Bunun nedeni uluslararasılaşan ve uluslararasılaşma sürecinde olan sermayede görülen merkezileşme ve yoğunlaşma eğilimidir. 2008 dünya ekonomik krizi uluslararası tekelci sermayeyi oldukça hırpalamıştı. Krizin patlak verdiği merkez ülkelerin ve bölgelerin (ABD, bir bütün olarak AB, Avro Alanı, OECD-Avrupa, Japonya) krizden çıktıkları (Son verilere göre ABD ve Almanya'nın krizden çıktığı söylenebilir) söylenemez, ama sermaye hareketinin eğilimleri, önümüzdeki dönemde emperyalist ülkeler ve önde gelen emperyalist ülkeler ile emperyalistleşen ülkeler arasında çıkar ve nüfuz alanı için rekabetin keskinleştiğini göstermektedir. Güçler dengesindeki değişim ile bu rekabet daha da acımasız, daha da keskinleşmiş olacaktır.

26 Haziran 2014 Perşembe

BREZİLYA'DA HALK HAREKETİ*



BREZİLYA'DA HALK HAREKETİ*

Dünya burjuvazisi birtakım “benzer” özelliklerinden dolayı ülkeleri gruplara ayırarak kavramlar üretmekte oldukça tecrübelidir. En son moda kavramlardan birisi BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin), sonrasında BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ve MIST'tir (Meksika Endonezya, Güney Kore ve Türkiye). Bu ülkeler genel anlamda “yükselen pazarlar”, “hızla yükselen ülkeler” olarak tanımlanmaktalar. Her şeyin yolunda gittiği sanılan bu ülkelerden Türkiye ve Brezilya'da patlak veren halk hareketi, beklenmeyen bir gelişme olarak algılandı, şaşırtıcı oldu.