deneme

23 Temmuz 2014 Çarşamba

DÜNYA EKONOMİSİNDE BİRBİRİNİ ETKİLEYEN İKİ EĞİLİM VE SONUÇLARI (GÜÇLER DENGESİNDE DEĞİŞİM EĞİLİMLERİ)* (I)



DÜNYA EKONOMİSİNDE BİRBİRİNİ ETKİLEYEN İKİ EĞİLİM VE SONUÇLARI
(GÜÇLER DENGESİNDE DEĞİŞİM EĞİLİMLERİ)* (I)

Dünyanın birçok bölgesinde (Suriye eksenli olarak Ortadoğu'da, Merkezi Afrika'da, Doğu Asya'da, en güncel olarak da Ukrayna'da) emperyalist ülkeler arasında rekabet keskinleşmekte. Suriye'de olduğu gibi vekalet savaşına dönüşmektedir. Önde gelen, jeopolitika üretme yeteneğine sahip olan emperyalist ülkeler, nüfuz alanlarını koruma ve genişletme derdindeler. Bunun nedeni uluslararasılaşan ve uluslararasılaşma sürecinde olan sermayede görülen merkezileşme ve yoğunlaşma eğilimidir. 2008 dünya ekonomik krizi uluslararası tekelci sermayeyi oldukça hırpalamıştı. Krizin patlak verdiği merkez ülkelerin ve bölgelerin (ABD, bir bütün olarak AB, Avro Alanı, OECD-Avrupa, Japonya) krizden çıktıkları (Son verilere göre ABD ve Almanya'nın krizden çıktığı söylenebilir) söylenemez, ama sermaye hareketinin eğilimleri, önümüzdeki dönemde emperyalist ülkeler ve önde gelen emperyalist ülkeler ile emperyalistleşen ülkeler arasında çıkar ve nüfuz alanı için rekabetin keskinleştiğini göstermektedir. Güçler dengesindeki değişim ile bu rekabet daha da acımasız, daha da keskinleşmiş olacaktır.

15 Temmuz 2014 Salı

DÜNYA DEVRİMİ, SSCB’NİN DIŞ POLİTİKASI VE TROÇKİ


“DÜŞTÜYSEK KALKARIZ, DAHA ÖLMEDİK YA!”
TROÇKİ
“24 AYAR” ANTİ-KOMÜNİSTİN HİKAYESİ

Makale 12

DÜNYA DEVRİMİ, SSCB’NİN DIŞ POLİTİKASI VE TROÇKİ

Dünya devrimini “24 ayar” anlamayan Troçki!
Stalin'in dünya devrimine ihanet ettiğini söylemek, bunun üzerine yazıp çizmek Troçkistlerin en çok zaman harcadıkları, heyecanlandıkları ve zevkle işledikleri bir konudur. Bu türden atışlar karşısında insanın kendisine bunların başka iş yok mu diye sorası geliyor. Bu türden suçlamaları neye dayandırıyorlar diye sorarsanız, bir cevap alamazsınız, ortada bu iddiayı kanıtlayan bir şey yok. Ama niyet okumanın da sınırı yok!

1 Temmuz 2014 Salı

UKRAYNA VE EMPERYALİSTLER ARASI ÇELİŞKİLER*



UKRAYNA VE EMPERYALİSTLER ARASI ÇELİŞKİLER*

Cenevre'de ABD, Rusya, AB ve Ukrayna'nın katılımıyla gerçekleştirilen konferanstan sonra yumuşamanın yerine emperyalistler arası çelişkilerin daha da keskinleştiğini;
karşılıklı tehditlerin savrulduğunu ve askeri tatbikatların yapıldığını gördük.
Dünyanın politik gündeminde ilk sırada yer alan Ukrayna sorunun
neden kaynaklandığını ve Ukrayna'yı bu denli önemli
yapanın ne olduğunu bu yazıda ele alacağız.
*
Sovyetler Birliği (bundan sonra SB) ve revizyonist blokun dağılmasından sonra burjuva medyada Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu ülkelerinde muhalif güçlerin eylemlerinden sık sık bahsedilmeye başlandı. Batı’nın emperyalist burjuvazisi bu eylemleri “devrim” olarak tanımladı. Öne sürülen, “devrim” yapmaları talep edilen aktörler, eylemleri için medyada etkili, ve sembolik kavramlar kullandılar. Örneğin, Ukrayna’da “turuncu devrim”, Lübnan’da “sedir devrimi” girişimi, Gürcistan’da “gül devrimi”, Kırgızistan'da “Lale devrimi” gibi.

26 Haziran 2014 Perşembe

BREZİLYA'DA HALK HAREKETİ*



BREZİLYA'DA HALK HAREKETİ*

Dünya burjuvazisi birtakım “benzer” özelliklerinden dolayı ülkeleri gruplara ayırarak kavramlar üretmekte oldukça tecrübelidir. En son moda kavramlardan birisi BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin), sonrasında BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ve MIST'tir (Meksika Endonezya, Güney Kore ve Türkiye). Bu ülkeler genel anlamda “yükselen pazarlar”, “hızla yükselen ülkeler” olarak tanımlanmaktalar. Her şeyin yolunda gittiği sanılan bu ülkelerden Türkiye ve Brezilya'da patlak veren halk hareketi, beklenmeyen bir gelişme olarak algılandı, şaşırtıcı oldu.

22 Haziran 2014 Pazar

21. YÜZYILDA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN KONJONKTÜR HAREKETİ*



21. YÜZYILDA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN KONJONKTÜR HAREKETİ*

Bu yazıda krizde olmayan ekonominin gelişme seyrini ele alacağız. Emperyalizme bağımlı, yeni sömürge bir ülkede üretimin, işsizliğin, borçlanmanın durumunu, Türkiye ve benzeri durumda olan ülkelerle önde gelen emperyalist ülkelerin farklı açılardan karşılaştırmasını yapacağız.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

ORTADOĞU'DA JEOPOLİTİK ALGILAMA OYUNLARI - GÜÇLER DENGESİ VE “İT DALAŞI”



ORTADOĞU'DA JEOPOLİTİK ALGILAMA OYUNLARI -
GÜÇLER DENGESİ VE “İT DALAŞI”

Mayıs ayında hazırlanan bu yazıyı Mısır'daki gelişmeler üzerine bir not ekleyerek yayımlıyorum.
Mısır'da ne oldu da halk yeniden ayaklandı? Açık ki Mübarek'in devrilmesinden sonra iktidara gelen Müslüman Kardeşler, Mısır halkının taleplerini yerine getiremedi. Gelir dağılımındaki korkunç farklılaşmayı engellemek, bu anlamda yoksulluğu, işsiliği ortadan kaldırmak, “demokratikleşme” doğrultusunda toplumsal beklentiye cevap verecek doğrultuda atımlar atamadı. Tam tersini yaptı. Müslüman Kardeşler diktatörlüğü kurma; toplumu ve devleti belirgin İslamlaştırma yolunda adımlar attı. Başta ABD olmak üzere Batılı emperyalist güçlerle ilişkileri ayaklanan halkın talepleri doğrultusunda düzenlemedi.

27 Haziran 2013 Perşembe

SOSYALİZMİN İNŞASI VE TROÇKİ


“DÜŞTÜYSEK KALKARIZ, DAHA ÖLMEDİK YA!”
TROÇKİ
“24 AYAR” ANTİ-KOMÜNİSTİN HİKAYESİ
 

Makale 10 - 11

SOSYALİZMİN İNŞASINDA BAŞARILAR VE TROÇKİ
SSCB'nin geri bir tarım ülkesinden ileri bir sanayi ülkesine dönüşmesi için mücadele kolay olmamıştır. Ülkenin kısa zamanda fırtınalı sanayileşmesinin sonuçlarından işçi sınıfı ve emekçi kitleler hemen yararlanamamışlardı. Hatta tam tersi oldu: Sosyalist inşanın ilk yıllarında halktan olağanüstü fedakarlık talep edilmiş, karşılığında ise fazla bir şey verilememişti. Sovyet insanı aç kalma pahasına ülkenin sosyalist inşasına katılmıştı. Bütün güçler tek elde toplanmaksızın, öncelikle üretim araçları sanayii kurulmaksızın Sovyet insanın tüketim araçlarına sahip olma durumu olmayacaktı. Bu nedenle birinci beş yılık planın hedefi en kısa zamanda Sovyet insanına yeterli derecede tüketim araçları (gıda vs.) verebilmek değil, bunu sağlayabilmenin koşullarını oluşturmaktı. Bu da üretim araçları üreten sanayinin -ağır sanayinin- öncelikle kurulmasından geçiyordu. Esas sorun, tüketim araçları eksikliğin ortadan kaldırılabilmesi, insanların ihtiyaçlarını giderebilmeleri; bütün bunların temini anlamına gelen tüketim araçları sanayisinin kurulmasına temel teşkil eden üretim araçları sanayinin kurulmasıydı.
Bunun ötesinde bu sanayinin kurulması için kapitalist dünyadan alınan makine ve krediler ülkede halkın tüketiminde kullanılan tarımsal ürünlerle karşılanıyordu. Bu da tüketim araçlarında yaşanan büyük sıkıntının bir nedeniydi.

7 Haziran 2013 Cuma

“ÇAPULCULAR” İŞ BAŞINDA!



“ÇAPULCULAR” İŞ BAŞINDA!

Aslında her şey yolunda gidiyordu. Başbakan ABD'ye gidip gelmiş, orada ilham ve dersle karışık güç almıştı. Kükremesi için hiçbir neden yoktu; ne güzel sultanlaşıyordu, padişahlaşıyordu...
Üç-dört ağaç için memleket birden bire karıştı. İstanbul Taksim'den başlayarak Türkiye'de bir hayalet dolaşıyor oldu - çapulcu hayaleti. Rejimin bütün güçleri bu hayaleti defetmek üzere saldırdılar: Başbakanı, bakanları, valisi, polisi, medyası vs.