deneme

27 Temmuz 2021 Salı

MARKSİST-LENİNİST ORTAMDA “ÜÇ MAYMUN OYUNU” VE TASFİYECİLİK

 

 MARKSİST-LENİNİST ORTAMDA

ÜÇ MAYMUN OYUNU” VE TASFİYECİLİK

II

Post-modernistler ve Post-marksistler kimdir diye soracak olursanız geçen yüzyılın ‘60’lı ve ‘70’li yıllarına gitmek gerekir. Post-marksizm bağlamında aynı yüzyılın ‘20’li yıllarına inip atalarından bahsetmeye gerek yok. Söz konusu ‘60’lı ve ‘70’lü yıllarda ÇKP etkisinden kopan, ‘68’ gençlik hareketinden devrim çıkartamayan; genel anlamda devrimden umudunu kesmiş, bu nedenle hayal kırıklığına uğramış ve bir nevi düşünsel, mental olarak da “işsiz” kalmış aydın takımının ortaya koyduğu marifet Post-modernizm ve Post-marksizm olmuştur. Aslında bunlar Marksizm-Leninizm’e karşı (onlara göre Marksizm’e karşı) mücadelenin ideolojik yapılarını oluşturmuşlardı. Ortaya karşıdevrimci teorik bir ürün çıkartmışlardı. Yani Marksizm-Leninizm‘e karşı bir “yapı sökümü” mücadelesinin yeni bir versiyon olarak temellerini atmışlardı.

25 Temmuz 2021 Pazar

POST-MARKSİZM BAYRAĞI ALTINDA İŞÇİ SINIFI KENDİ HİKAYESİNİ YAZAMAZ!

 

POST-MARKSİZM BAYRAĞI ALTINDA İŞÇİ SINIFI KENDİ 

HİKAYESİNİ YAZAMAZ!

I

Marksist-Leninist ortamda Troçkist tasfiyecilik ve Post-marksist tasfiyecilik biri diğerinden daha az tehlikeli olan tasfiyecilik değildir. Her ikisi de aynı derecede tehlikelidir. Bir yenişememe durumu olduğuna göre birinin daha az, diğerinin daha çok tehlikeli olduğunu söyleyemeyiz.

22 Temmuz 2021 Perşembe

TROÇKİZM İŞÇİ SINIFINA KENDİ HİKAYESİNİ YAZDIRAMAZ!

 

TROÇKİZM İŞÇİ SINIFINA KENDİ HİKAYESİNİ YAZDIRAMAZ!


Daha önceki altı makalede Türk burjuvazisinin kendi hikayesini nasıl yazdığını; nereden nereye geldiğini anlatmaya çalıştım. Tabii bu sınıfın karşıtı olan işçi sınıfının da bir hikayesi vardır, olmalıdır. Ancak, işçi sınıfının kendi hikayesini yazabilmesi için belli koşulların var olması gerekir. Aslında temel koşul kendiligindenci işçi hareketi ile sınıf bilinçli hareketin birleşmesidir. Bu birleşme Türkiye koşullarında henüz gerçekleşmemiştir. Kendini sosyalist, komünist diyen düzinelerce örgütün olmasına rağmen birleşmemiştir.. Burada anlatacağım, Marksist-Leninist ortamı doğrudan ilgilendiren iki tasfiyeci akımın; Troçkizm ve Post-marksizm, bugün için işçi sınıfının Marksist-Leninist ortamda kendi hikayesini yazmasının önünde esas engel olduğudur. 

17 Temmuz 2021 Cumartesi

TÜRKİYE-ABD-RUSYA VE ÇİN İLİŞKİLERİ


TÜRK BURJUVAZİSİ KENDİ HİKAYESİNİ YAZIYOR (VI)

DEĞİŞEN GÜÇLER DENGESİNİN JEOPOLİTİĞİ


TÜRKİYE-ABD-RUSYA VE ÇİN İLİŞKİLERİ

II


Bu Amerikan Avrasya jeopolitikasından geriye ne kaldı?

-Dünyanın kalbi, “kara delik” Rusya parçalanmadı, bölünmedi.

14 Temmuz 2021 Çarşamba

DEĞİŞEN GÜÇLER DENGESİNİN JEOPOLİTİĞİ

 

TÜRK BURJUVAZİSİ KENDİ HİKAYESİNİ YAZIYOR (VI)

DEĞİŞEN GÜÇLER DENGESİNİN JEOPOLİTİĞİ


TÜRKİYE-ABD-RUSYA VE ÇİN İLİŞKİLERİ

 I

Sovyetler Birliği ve bu revizyonist, sosyal emperyalist ülkenin yönlendirdiği Varşova Paktı’nın 1990/1991 döneminde dağılmasından; dünya tarihinde ilk kez yaşanan revizyonist, bürokratik kapitalist sistemin çökmesinden sonra dünya iki kutuplu haline veda etmiş oluyordu. Böylece iki kutupluluğa dayanan jeopolitika da geçersiz olmuştu.

30 Haziran 2021 Çarşamba

TROÇKİ VE GÜNÜMÜZDE TROÇKİSTLER NEYİ REDDEDİYORLAR?

 

TÜRK BURJUVAZİSİ KENDİ HİKAYESİNİ YAZIYOR (V)

 

ALT-EMPERYALİZM”, “ÜST”-EMPERYALİZM VE TÜRKİYE

 

TROÇKİ VE GÜNÜMÜZDE TROÇKİSTLER NEYİ REDDEDİYORLAR?

Troçkistler, Türkiye bağlamında “alt-emperyalizm” savunularını bir taşla birkaç kuş vuracak bir kurgulamayla yapıyorlar. Troçkizm’in iki ayrı “eğilim”inden bu konuya ilişkin aşağıdaki görüşler bir taşla kaç kuş vurmak istediklerini açıklıyor: 

27 Haziran 2021 Pazar

TÜRK BURJUVAZİSİ KENDİ HİKAYESİNİ YAZIYOR (IV)



TÜRK BURJUVAZİSİ KENDİ HİKAYESİNİ YAZIYOR (IV)

ALT-EMPERYALİZM”, “ÜST”-EMPERYALİZM VE TÜRKİYE


ALT-EMPERYALİZM” VE TÜRKİYE

III. Enternasyonal'in ülkeleri kategorilere ayrıştırma yönteminde belirleyici olan kapitalizmde eşitsiz ekonomik gelişme yasasının işlerliğidir. Nitekim III. Enternasyonal sınıflandırmasından bugüne geçen zaman zarfında bahsedilen ülkelerin yerleri değişmiştir. Ancak, ne gariptir ki, bu değişim bir türlü Anadolu coğrafyasına uğramamıştır. Aslında tabii ki, uğramıştır da, Türkiye devrimci hareketi bunu göremediği için, yok saymıştır. Bu yok sayış bir biçimde hala devam etmektedir. Türkiye hala bir biçimde yarı-sömürge, yarı-feodal, yeni-sömürge, bilmem ne sömürge kategorisinde ele alınmaktadır. Biz bunu, gelişmenin dondurulmasını 1970'li yıllardaki sakatlanmış, dondurulmuş emperyalizm kavrayışımıza borçluyuz. Bu nedenle bazı ülkelerin sergilediği gelişme görülmüyor; yöntem buna izin vermiyor. Bir defa bağımlı hep bağımlı, bütün zamanlar için sömürge, yarı-sömürge, yeni-sömürge veya bir defa emperyalistsen bütün zamanlar için emperyalistsin anlayışı ilke, kural haline getirilmiş.

25 Haziran 2021 Cuma

TÜRK BURJUVAZİSİ KENDİ HİKAYESİNİ YAZIYOR (III)


TÜRK BURJUVAZİSİ KENDİ HİKAYESİNİ YAZIYOR (III)

ALT-EMPERYALİZM”, “ÜST”-EMPERYALİZM VE TÜRKİYE


TÜRKİYE NASIL BİR ÜLKE?

Komünistlerin parti programında tespit ettikleri “...Türkiye, dünya ölçeğinde değerlendirildiğinde orta düzeyde gelişmiş ülkeler kategorisinde yer alır” gerçeğinde nitel olarak değişen bir şey yok. Bu tespit doğrudur. Bu tespitin yapılmasından bu yana bu orta derecede gelişmişlik, kapitalizmin nicel gelişmelerinin birikimi sonucunda, yine de orta derecede gelişmişlik kategorisinde kalsa da belli bir nitel sıçrama sergilemiştir. Şayet diyalektiğin yasalarını reddetmiyorsak, orta derecede gelişmişliğin niceliğindeki gelişmenin de bir gerçeklik olduğunu kabul etmek zorundayız. Orta düzeyin de bir altı, bir ortası ve bir de üstü vardır. Hep aynı yerde kalınamayacağına göre ya geriye doğru veya da ileriye doğru gidilir; geriye doğru gitmek “küme düşmektir”, ileriye doğru gitmek de bir üst kümeye geçmek veya onun sınırına varmak demektir; sınırına mı varıldı, yoksa üst kümeye geçildi mi soruları somut durumun somut analizinin bir sonucudur.