deneme

19 Nisan 2016 Salı

AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DERİNLEŞEN KRİZİ - BÜYÜYEN GÖÇ AKIMININ VE YAŞANAN FACİANIN SORUMLUSU KİM?


AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DERİNLEŞEN KRİZİ -
BÜYÜYEN GÖÇ AKIMININ VE YAŞANAN FACİANIN SORUMLUSU KİM?*

AB, görünür ve henüz görünmeyen yönleriyle tarihinin en büyük krizi ile boğuşma sürecindedir. Bu yüzyılın başında hedefi büyüktü; öncelikle dünyanın en dinamik ekonomisine sahip olacaktı. Bu dinamik ekonomiyle, pek dillendirilmese de, jeopolitik açılımlar yapacak; dünya hegemonyası için rekabet edecekti. Bunun gerçekleştirilmesi için Lizbon Anlaşmaları ve Avrupa Anayasası bütün Avrupa kıtasını ekonomik, siyasi, sosyal olarak bütünleştirecekti; yani AB devletleşme sürecinde bayağı ilerlemiş olacaktı.

10 Nisan 2016 Pazar

KAPİTALİZMİN TARİHİ (1600 -1990)



KİTAP TANITIMI


KAPİTALİZMİN TARİHİ
Ekonomik Kriz Ağırlıklı
(1600-1990)

“Önsöz Yerine” yazısı Mart 2002'de hazırlandı, ama yayımlanmadı. Şu veya bu çalışmaya dahil etmeye çalıştım, ama “ekleme” olduğu bariz olduğu için çıkardım. İnanıyorum bu çalışmada yerini buldu. Yazı aslında biraz daha uzundu. Bu çalışmaya girişte kolaylık sağlayacağını umarım.

Bu çalışma Temmuz 1991-Ocak 1992 arasında hazırlandı. Bu nedenle 1990-1994 krizi ele alınmadı. Ancak, dünya ekonomisinin yeni bir krize doğru yuvarlandığından bahsedildi. Yazıldığı dönemde gelecekle ilgili görüşlerimi çıkarmadım; yanılgı olanları da aynen bıraktım. Daha doğrusu aradan 20 sene geçmesine rağmen hiçbir bölümü, konuyu “sorunlara yaklaşım bugün böyledir” diye değiştirmedim; düzeltmedim, yeniden yazmadım. Buna kavramlar da dahildir.

27 Mart 2016 Pazar

Bir Söyleşi (2)


Bir Söyleşi (2)*

“Ortadoğu da siyasal gelişmelere damgasını vuran Kürt devrimci dinamiğidir”

11 Mart 2016 Cuma

Bir Söyleşi (1)


Bir Söyleşi*

Halkın Günlüğü: Türk devletinin gerek Suriye gerekse Kuzey Kürdistan’da süregelen savaşa ilişkin sadece siyasi değil, oldukça önemli ekonomik bir ilişki içerisinde olduğu biliniyor. Hem El-Nusra vb. çetelerin eğitilip silahlandırılması, finanse edilmesi hem de Kuzey Kürdistan’da sürdürülen savaşa aktarılan ekonomik kaynak itibariyle… Bunun ülke ekonomisi içindeki payı ve önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

18 Şubat 2016 Perşembe

Özyönetim, Özsavunma, Demokratik Özerklik Üzerine*


Özyönetim, Özsavunma, Demokratik Özerklik Üzerine*

Önce hangi iç ve dış koşullarda özerklik açıklamalarının yapıldığına bakalım...
Dolmabahçe'de masayı deviren devlet, “barış süreci”nin bir aldatmaca olduğunu gösterdi. Daha 2014'te MGK alınan saldırı, imha konseptini hayata geçirmeye başladı....Faşist diktatörlük 7 Haziran’dan itibaren saldırıya geçti ve savaşı tırmandırdı; Batı’da ve Kürdistan’da topyekun bir imha saldırısına girişti. Kürdistan’da yaşlı, kadın, çocuk... ayrımı yapmaksızın sürdürülen katliamlar devlet politikası düzeyine çıkarıldı. Batı’da ise bu vahşete karşı çıkabilecek, mücadeleyi ortaklaştırma potansiyeline sahip kesimlere dönük saldırı gündeme getirildi.

27 Aralık 2015 Pazar

BİR VENEZUELA DEĞERLENDİRMESİ


BİR VENEZUELA DEĞERLENDİRMESİ

YENİ BİR DERS – YENİ BİR DEVRİM HİKAYESİ
 
DEVRİM Mİ, REFORM MU?

Kimilerine göre Latin Amerika'nın iki ülkesinde -Arjantin ve Venezuela- bir zamanlar devrimler gerçekleştiği için şimdi bu ülkelerde olup bitenler de karşı devrim olarak tanımlanmaktadır. İflah olmaz mantığın kaçınılmaz olarak yapacağı/yaptığı bir değerlendirme ile karşı karşıyayız. Chavez ve onu destekleyenlerin iddialarının “göğü yere indirecek kadar” büyük olduğunu biliyoruz. Venezuela’daki yeni yönetimi “Bolivarcı Devrim” olarak tanımladılar; her ne kadar İsa tarzında da olsa sosyalizme yürüdüklerini açıkladılar. Öyle ki, Venezuela’da “21. yüzyıl sosyalizmi” inşa ettiklerine bizzat inanmakla kalmadılar, yedi düvelde başkalarını da buna inandırdılar. Uluslararası alanda iflah olmaz mantık bunu ciddi ciddi tartıştı; Arjantin'de işçilerin kendi kendilerini yönettiğini gördü, Venezuela'da “21. Yüzyıl sosyalizmi”nin inşasını gördü. İflah olmaz mantık Arjantin ve Venezuela ile uçarken, Kirchner çifti ve Chavez-Maduro ikilisi her iki ülkeyi emperyalist küreselleşme çemberi içinde tuttular. İflah olmaz mantık, Marksizm-Leninizmi, onun devrim anlayışını Post-Marksizm kıvamına getirebilme fırsatı yakalamış olduğu için adeta mest olmuştu.

20 Aralık 2015 Pazar

BİR AYRIK OTU HİKAYESİ! (II)*


BİR AYRIK OTU HİKAYESİ! (II)*

Dünya Ekonomisinde Çevrim (Konjonktür) Seyri

IV-KRİZ ÇEVRİMİ-SERMAYE HAREKETİ (KONJONKTÜR HAREKETİ) VE İNİŞLİ-ÇIKIŞLI DURGUNLUK AŞAMASI

13 Aralık 2015 Pazar

BİR AYRIK OTU HİKAYESİ! (I)* - Dünya Ekonomisinde Çevrim (Konjonktür) Seyri


BİR AYRIK OTU HİKAYESİ! (I)*

Dünya Ekonomisinde Çevrim (Konjonktür) Seyri

Giriş
Ekonomiyle ilgili son makalede (“2015'e Girerken Dünya Ekonomisi”, 4 Ocak 2015, ibrahimokcuoglu.blogspot.com) bu yazının konusunu açıklamıştım. Söylenen şuydu: 2014 yıllık verilerinin açıklanmasından sonra Norbert Nelte-Aşırı Üretim Yasası” bağlamında dünya ekonomisi üzerine yazıda bu gelişmeleri nedenleriyle birlikte ayrıntılı olarak ele alacağımızı belirtelim. Norbert Nelte kapitalizmin nesnel bir yasasını keşfetmiş, yasasını Norbert Nelte-Aşırı Üretim Yasası” diye adlandırmış ve yanılmıyorsam Mart 2009'da da bu keşfini bütün dünyaya ilan etmişti. O yasaya göre şimdi kapitalizm koşullarında değil de, başka ekonomi koşullarında yaşıyor olmamız gerekir. Bu şahıs kim ve neden bu kadar üzerinde duruyorsun, görüşlerini önemsiyorsun diyebilirsiniz. Tek başına, kişi olarak bu şahsın hiçbir önemi yok. Ama belli görüşlerin savunucusu durumunda. Uluslararası arenada onun gibi başkaları da var. Ama Nelte oldukça açık; neyi savunduğunu yorumu adeta gereksiz kılacak derecede bir sadelik ve netlik içinde anlatıyor.
2015'te dünya ekonomisi üzerine ilk yazıda Nelte'yle, toprağın altına çekilme sürecinde olan bu ayrık otlarıyla -yeni bir dünya krizi patlak vermeden önce- nihai bir hesaplaşma kaçınılmaz. Kaçınılmaz, çünkü gelecek krize kadar hiçbir şey olmamış gibi hareket etme moduna geçmeye çalışıyorlar.