deneme

15 Eylül 2017 Cuma

ZAMAN'IN RUHU! Almanya Türkiye'den ne istiyor veya da Türkiye Almanya'dan ne istiyor?



ZAMAN'IN RUHU!
Almanya Türkiye'den ne istiyor veya da Türkiye Almanya'dan ne istiyor?

Çok değil, 2 seneden bu yana Türkiye'yi en çok ziyaret eden yabancı devlet ve hükumet başkanları arasında A. Merkel herhalde ilk sırada yer alır. Savaştan kaçan ve göç yollarına düşen Afganistan'dan, Pakistan'dan, Irak ve Suriye'den göçmenlerin AB'ye girişinin engellenmesi gerekiyordu ve bu engellene işinde de Türkiye kilit rol oynuyordu ve oynuyor. Bu nedenle Merkel de aynen göçmenler gibi Türkiye yollarına düşmüştü. Göçmenlerin AB kapılarına dayanmasını engelleyen anlaşma AB ve Türkiye arasında imzalandı. Ama AB, anlaşma çerçevesinde mali yükümlülüklerini yerine getirmedi. Bu arada Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi de gündeme geldi. Bunun ötesinde AB ülkelerinde seçimler de gündemdeydi ve gündemde. Bu arada diktatör Erdoğan diktatörlüğünü kurumsallaştırmak için anayasa değişikliğinden birtakım yasalara varana kadar yeni düzenlemelerini gerçekleştirmek için hiçbir engel tanımayacağını dünya aleme göstermeye başladı.

13 Eylül 2017 Çarşamba

SSCB, MODERN MAKİNELEŞMİŞ SOSYALİST BÜYÜK BİR TARIM ÜLKESİ - TEMEL GÖSTERGELER


SSCB –
MODERN MAKİNELEŞMİŞ SOSYALİST BÜYÜK BİR TARIM ÜLKESİ
TEMEL GÖSTERGELER

(100. YILINDA BÜYÜK SOSYALİST EKİM DEVRİMİ)

4. Makale

Kapitalizmin nispeten geri olduğu ülkelerde, örneğin o zaman Rusya'da, sosyalist devrim ve sosyalizmin inşasında kırda (tarımda) sınıf ve mülkiyet ilişkileri doğru ele alınmazsa büyük sorunlar kaçınılmaz olur.
Tarım, Sovyetler Birliği örneğinde de görüldüğü gibi mülkiyetin sınıfsal karakteri bağlamında teorinin sınandığı bir alan olmuştur. Tarım, sanayide olduğu gibi toplusal (sosyalist) mülkiyetin nispeten sorunsuz gerçekleştirilebileceği bir üretim ilişkileri alanı değildir. Bu gerçekliği gören Bolşevikler, kırsal alanda proletarya diktatörlüğünün zaferini sağlamak; kırsal alanda toplumsal mülkiyeti hakim kılmak için aradıkları, uyguladıkları yol ve yöntemlerde başarılı olmuşlardır. Onların tecrübesinden öğrenilecek çok şey vardır. Bu nedenle tarımda sosyalizmin gelişmesini beli kıstaslar temelinde görülebilir, ölçülebilir yapmaya çalıştım. Bakalım sonuç ne olacak.

5 Eylül 2017 Salı

“HIYAR” SENSİN!


HIYAR” SENSİN!

Biraz geçikti, ama olsun. Kimin “hıyar” olduğunu bilmek gerekir.
Lüleburgaz'da düzenlenen “Çınaraltı Sohbetleri” etkinliğe (16 Ağustos 2017) katılan İlber Ortaylı haddini aşan açıklamalar yaptı. Bu etkinlikte Ortaylı “Azerbaycan'lı başka, Azeri başka. Türkler arasında Azeri diye bir millet yoktur. Komünist şairler bile 'Türk kızları' diye yazar. Bunu Stalin hıyarı çıkardı. Stalin cahil bir Gürcü'dür, milliyetlerden anlamaz, felaket bir heriftir” demiş. Bu açıklamasıyla da bizzat kendisinin “hıyar” olduğunu göstermiştir. “Hıyar”, “cahil” diye tanımlamaya çalıştığı kişinin hiç de “hıyar”, “cahil” olmadığını Ortaylı pekala bilir. Ama hakim burjuva zihniyete hizmette kusur etmemek için tarihi yanlış okumaktan geri kalmamıştır.

19 Ağustos 2017 Cumartesi

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GENEL GELİŞME EĞİLİMİ (II)


DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GENEL GELİŞME EĞİLİMİ (II)

II-TÜRKİYE EKONOMİSİ

Türkiye’de ekonomi üzerine yazıp çizenlerin bir kısmı hakkında artık belli bir görüşe vardım. Bunlar için nesnel gerçekliğin beş para değeri yok. Ekonomi beyazsa siyah; siyahsa beyaz demeyi ilke edinmişler. Bunların temel özellikleri de şu: Ekonomiden anlamıyorlar ama öznel görüşlerini gerçeklik yerine koyuyorlar. Örneğin ibre biraz aşağıya dönünce kriz patlatıyorlar ve hükümeti de devirme umutlarını canlandırıyorlar. Eski dönemlerde ekonomiyi hep krizde tutanlar vardı. O dinozorlara şimdilerde pek rastlamıyoruz veya da varlıklarından benim haberim yok.

15 Ağustos 2017 Salı

KORE DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ - BOLİVARCI VENEZUELA CUMHURİYETİ – AMERİKAN EMPERYALİZMİ


KORE DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ-ABD VE
BOLİVARCI VENEZUELA CUMHURİYETİ-ABD ARASINDAKİ ÇELİŞKİLER JEO-POLİTİK VE JEO-STRATEJİK KARAKTERLİDİR

Amerikan emperyalizmi Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nden ne istiyor?

Görüntüdeki mantıksızlığın arka planında dünya çapında bir rekabetin mantığı sırıtmaktadır. Sanki planlanmış, kimin ne zaman, karşı tarafın açıklamasından sonra ne türden bir açıklama yapacağı belirlenmiş, belli kavramları geçmeyen adeta retorikleştirilmiş söylemler. ABD ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) arasındaki siyasi tansiyon, karşılıklı askeri tehditlerin dozajı arttırılarak yükselmeye devam ediyor.

11 Ağustos 2017 Cuma

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GENEL GELİŞME EĞİLİMİ (I)


DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GENEL GELİŞME EĞİLİMİ (I)

I-DÜNYA EKONOMİSİ

1- Dünya sanayi üretimi
Bu yazıda dünya ekonomisi üzerine ayrıntılı bir analiz yapmayacağız. Mayıs-Temmuz 2015 tarihli makaleden (BİR AYRIK OTU HİKAYESİ! Dünya Ekonomisinde Çevrim (Konjonktür) Seyri) buyana dünya ve ülke grupları bazında ekonomin seyrinde dikkate değer değişimlerin olup olmadığını ele alacağız. Bu nedenle bu yazının “BİR AYRIK OTU HİKAYESİ” yazısıyla birlikte ele alınması doğru olur. (O makalede veriler 2005 = 100 ve bu makalede de 2010 = 100 bazında değerlendirildi). Bu makalede yeni olan, sanayi üretiminin Mayıs 2015-Nisan 2017 arasındaki seyrinde ne türden değişimin olduğudur.

25 Temmuz 2017 Salı

GÜÇLÜ BİR SANAYİ ÜLKESİ OLARAK SSCB – TEMEL GÖSTERGELER



GÜÇLÜ BİR SANAYİ ÜLKESİ OLARAK SSCB – TEMEL GÖSTERGELER

(100. YILINDA BÜYÜK SOSYALİST EKİM DEVRİMİ)

3. Makale

I-SANAYİLEŞMENİN SOVYETİK YÖNTEMİ -

SSCB’DE SOSYALİST SANAYİLEŞME GÖSTERGELERİ


SB, tarihin buz kıranıydı. Bütün dünya proletaryası ve ezilen halkları, Sovyet ülkesini izliyorlardı. Acaba başaracaklar mı, tuttukları yol gerçekten kurtuluşun yolu mu? Ekim Devriminden sonra iç savaş ve ekonominin yeniden inşa süreci geride kalmıştı. Önceleri teorik bir konu olan tek ülkede sosyalizmin zaferi sorunu, artık pratik bir sorun olmuştu. Bu konuda verilen şiddetli mücadele sonucu, tek ülkede sosyalizmin inşasının mümkün olacağı görüşü artık partinin politikası olmuştu. Şimdi soru, “tek ülkede sosyalizmi inşa edebilmek için nerede, nasıl başlanacaktı?” sorusuydu. Kavranması gereken esas halka neydi? Bu soruya Bolşevik Partinin verdiği cevap, sanayi oldu. Sosyalizmin zaferi için, ülkenin sanayileştirilmesi olmazsa olmaz ön koşul olmuştu. Ama bu, herhangi bir kapitalist sanayileşme; kapitalist yöntemle gerçekleştirilen bir sanayileşme olamazdı. Bolşeviklerin, sosyalist sanayileşmenin nasıl olacağı konusunda yararlanabilecekleri herhangi bir tecrübe de yoktu. Yapılması gereken, sosyalist sanayileşmenin nasıl olacağı konusunda olgunlaştırılan görüşlerin pratiğe uygulanmasından başka bir şey değildi. Böylelikle, fevkalade başarılı sonuçları alınan sanayileşmenin Sovyetik yöntemi doğdu.

2 Temmuz 2017 Pazar

SSCB'DE SOVYET TOPLUMUNUN VE İKTİDARININ ZAFERİ - GÖSTERGELER


SSCB'DE SOVYET TOPLUMUNUN VE İKTİDARININ ZAFERİ - GÖSTERGELER

(100. YILINDA BÜYÜK SOSYALİST EKİM DEVRİMİ)

2. Makale

Bu makalede giriş olarak Marksist-Leninist politik ekonomi, hangi üretim biçimi olursa olsun ekonomide yasaların nesnelliği üzerine kısa da olsa duracağız. Ne de olsa söz konusu olan, Ekim Devrimi sonucunda kurulan bir sistemle karşı karşıyayız; bu sistemin ortaya koyduğu gerçekler nasıl ki ölçülebilirse, aynı zamanda teorik olarak da temellendirilebilir, açıklanabilir. Bu, söz konusu sistemin sosyalist olum olmamasından bağımsız olarak böyledir; adı sosyalizm olsun veya olmasın, önemli olan bundan ziyade, inşa edilenin ne olduğudur, kimin nasıl inşa ettiğidir; mülkiyetin karakterindeki değişimin sınıfsal olup olmadığıdır, mülkiyetin toplumsallaşma derecesidir. Bu soruların toplamına veya bu sorulara cevap vermede bize Marksist-Leninist politik ekonomi yol göstermektedir. Bu politik ekonominin bazı özelliklerine değinerek SSCB'de Sovyet toplumunun ve iktidarının zaferinin ölçülebilirliğini bazı temel göstergelerle açıklamaya çalışacağız.