deneme

14 Nisan 2018 Cumartesi

DOST VE DÜŞMAN



DOST VE DÜŞMAN*

Sosyalist Sovyetler Birliği, mazlumların, ezilen ulusların hep yanında olmuştur

Suriye savaşı sadece Suriye savaşı değildir
Suriye savaşı, sadece Suriye ile sınırlı kalabilecek bir savaş değildir. Suriye'den kim ne istiyor veya koskoca dünyada neden Suriye gibi nispeten küçük bir ülke, irili ufaklı emperyalist ülkeler ve gerici bölge iktidarları arasındaki çıkar çelişkilerinin keskinleştiği bir alan oldu? Suriye, Amerikan emperyalizminin “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi”nin merkez alanlarında olmasaydı; İsrail ile (İsrail'e göre) nispeten büyük ve güçlü ülke olarak komşu olmasaydı; Doğu Akdeniz'de enerji kaynakları keşfedilmeseydi; Basra Körfezi'nden Avrupa ve dünya pazarlarına enerji nakli için boru hattı rekabeti olmasaydı (Türkiye yerine Körfez'den Doğu Akdeniz'e uzanan boru hattı); İran'ın “Şii Hilali” kavramı üzerinden Doğu Akdeniz'e inme stratejisi olmasaydı; Türkiye'nin Ortadoğu üzerinde tahakküm planları olmasaydı; Rus emperyalizminin Avrasya üzerine Amerikan jeopolitikasını Ortadoğu'da karşılama anlayışı olmasaydı; Doğu Akdeniz enerji kaynakları ve dünya pazarlarına sevkıyatına müdahil olmak istemeseydi vs. Suriye'de “Suriye savaşı” diye tanımladığımız bir savaşa gerek kalmazdı veya bu kadar kanlı olmaz ve uzun sürmezdi. Belirttiğimiz bu esas nedenlerden dolayı emperyalistler arası çelişkiler bu ülkede yoğunlaşmıştır. 

SURİYE EKSENLİ SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI



SURİYE EKSENLİ SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI*

Suriye'de emperyalist güçler arasında savaş tehlikesi dramatik bir seviyeye çıktı. Bir taraftan Amerikan emperyalizmi, diğer taraftan da Rus emperyalizmi Suriye sahasında bölgesel ve küresel oyunları için şimdiye kadarki rekabetlerini savaş tehlikesi boyutuna getirdiler. Bu dramatik gelişmenin görünürdeki nedeni Duma'da gerçekleştirildiği söylenen zehirli gaz saldırısı. Ortada bir kanıt olmamasına rağmen ABD başta olmak üzere Batı'lı güçlerin tepkisi, her halleriyle saldırmak için bir fırsat kolladıklarını göstermektedir. Buna karşın Rusya, bunun bir provokasyon olduğunu söylüyor ve Amerika'nın açık savaş tehdidine boyun eğmeyeceğini açıklıyor.

27 Mart 2018 Salı

İŞÇİ SINIFINI ANLAMANIN, İLİŞKİ KURMANIN VE ÖRGÜTLEMENİN YOL VE YÖNTEMLERİ ÇOKTUR


BU DA BİR YOL DEĞİL Mİ?

İŞÇİ SINIFINI ANLAMANIN, İLİŞKİ KURMANIN VE ÖRGÜTLEMENİN
YOL VE YÖNTEMLERİ ÇOKTUR

Türkiye'de tarihi misyonun devrim yapmak olan örgütlerin sayısı bayağı çoktur. İrili-ufaklı bu örgütlerin hemen hepsinin siyasi programı veya en azından bir program anlayışı vardır. Bu örgütlerden, hangi türden ve kapsamda olursa olsun demokratik devrimden başlamak gerektiğinden bahsedenlerin programları iki aşamalıdır. Önce demokratik devrim (demokratik devrim programı) sonra da sosyalist devrim. Doğrudan sosyalist devrimden bahsedenlerin ise sosyalist devrim programları vardır. Programlar içerik bakımından birbirine çok benzer. Bu doğaldır. En fazlasıyla öncelikle hangi sınıfa hitap edildiği konusunda ayrılık vardır. Örneğin “yarı-feodal üretim ilişkileri”ni (“yarı-feodal üretim tarzını” yıkmak isteyenler kaçınılmaz olarak feodal sınıfa bağımlı köylülüğü öncelikle örgütlemek ve “ulusal kapitalizmi” geliştirdikten sonra işçi sınıfıyla sosyalizme geçmek isterler. Diğerlerinde ise öncelik işçi sınıfını örgütlemektir. Hitap edilen sınıf belirlendikten sonra toplumun diğer sınıf ve sosyal tabakaları ile nasıl bir ittifak kurulacağı ikincil -önemsiz değil- bir sorun olur.

18 Mart 2018 Pazar

“FIRAT KALKANI HAREKATI” VE “ZEYTİN DALI HAREKATI” TÜRK BURJUVAZİSİNİN YENİ ULUSAL GÜVENLİK KONSEPTİ’NİN UYGULAMASIDIR




FIRAT KALKANI HAREKATI” VE “ZEYTİN DALI HAREKATI” TÜRK BURJUVAZİSİNİN YENİ ULUSAL GÜVENLİK KONSEPTİ’NİN UYGULAMASIDIR

Marks, Engels, Lenin ve Stalin’den Öğrenemedik, Bari Sun Tzu’dan Öğrenelim

Faşist diktatörlüğün sınır ötesi operasyonları, somutta da “Fırat Kalkanı Harekatı”ıyla Cerablus-Azez-El Bab alanını işgali ve şimdi de devam eden Efrin’i işgal girişimi, sadece Kürt özgürlük mücadelesine karşı bir saldırganlık değildir. Şüphesiz, Türk burjuvazisinin kendine göre vazgeçilemez amacı, Kürt ulusunun, inkarı, imhasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana bu, Türk burjuvazisinin bu coğrafyada bir Türk varoluş felsefesidir; şovenizmi, ırkçılığı besleme ve yönlendirme kaynağıdır. Ama burjuvazinin Rojova’da işgalci girişimi salt bununla sınırlı değildir. Bu işgalcilik Türk burjuvazisinin yeni ulusal güvenlik konseptinin uygulamasıdır. Burjuvaziye göre Güney’de tehdit algılamasının esas aktörü Amerikan emperyalizmdir; ABD Kürtleri vurucu güç olarak kullanmaktadır. Bu nedenle somutta, bu konseptin güneyde uygulanmasında karşısında duran, düşman olarak algıladığı güç Rojava Kanton oluşumlarıdır.
Bu konseptin, örneğin Batı Trakya, Ege ve Akdeniz ayağında ise Yunanistan düşman güç olarak algılanmaktadır.

5 Mart 2018 Pazartesi

SURİYE'DE KESKİNLEŞEN EMPERYALİSTLER ARASI ÇELİŞKİLERİN VE SAVAŞIN YENİ BİR AŞAMASI



SURİYE'DE KESKİNLEŞEN EMPERYALİSTLER ARASI ÇELİŞKİLERİN VE SAVAŞIN YENİ BİR AŞAMASI

Afrin'de faşist diktatörlük şiddetli bir direnişle karşı karşıya kaldı. İşgal planladıkları gibi ilerlemiyor. Kürtlerin şiddetli direnişi işgali yavaşlatıyor. Her halükarda Türkiye'nin Afrin'i işgal girişimi daha şimdiden Suriye'de emperyalistler arası çelişkilerin oldukça keskinleştiğini ve Suriye eksenli Ortadoğu'da emperyalist savaşın yeni bir aşamaya geçtiğini; tarafların bugüne kadar olmadığı derecede açıkça saflaştığını göstermektedir.

4 Şubat 2018 Pazar

FAŞİST DİKTATÖRLÜĞÜN AFRİN “SEFERİ” VE ROJAVA DEVRİMİNİN GELECEĞİ



FAŞİST DİKTATÖRLÜĞÜN AFRİN “SEFERİ” VE ROJAVA DEVRİMİNİN GELECEĞİ

SURİYE SAHASINDA JEOPOLİTİK OYUNLAR VE TÜRK BURJUVAZİSİNİN ULUSAL GÜVENLİK KONSEPTİ

Oyun büyük, hem de çok büyük!
20 Ocak’tan bu yana Afrin faşist Türk ordusu tarafından çembere alındı. Havadan ve karada yoğun bombardıman ve ÖSO (1) eşliğinde Afrin’in işgali gerçekleştirilmek isteniyor. Ama bu savaş sadece Afrin’le sınırlı değildir. Veya Suriye savaşı, sadece bir Suriye savaşı, sorunu değildir. Bu savaşta Kürt sorunu da belirleyici değildir. Çünkü bu savaş emperyal güçlerin; somutta da Amerikan emperyalizminin, Rus emperyalizminin ve onun arkasında Çin emperyalizminin, yerel güç olarak Türkiye, İran ve İsrail’in Ortadoğu’yu yeniden siyasi olarak şekillendirmek için jeopolitik oyunudur. Ortadoğu’da, Suriye’de ABD ve Rusya oyunu küresel perspektifle, küresel çıkarlarına göre oynuyor. Bu iki ülke küresel jeopolitikanın; jeopolitik konseptlerinin Ortadoğu ayağında çarpışıyorlar. Bu oyun onları dünya hakimiyeti planlarını gerçekleştirmek için Ortadoğu’da karşı karşıya getiriyor. Bu karşı karşıya gelmede Esad rejimi ve Kürt sorunu onların umurunda bile değildir. Türkiye, İran ve İsrail’in de kendilerine göre hesapları var: İran, olası bir Amerikan saldırısını, saldırı olmasa da sıkıştırmasını kendi sınırlarında değil, Lübnan ve Suriye sahasında karşılamak istiyor. İsrail, Amerikan emperyalizminin doğrudan katkısıyla Ortadoğu’da kendine sorun çıkartabilecek güçlü devletlerin yapılanmasını istemiyor; İsrail için devletçiklere ayrılmış bir Ortadoğu en iyi Ortadoğu’dur. Türkiye ise yeni ulusal güvenlik konsepti doğrultusunda hareket etmektedir. Bu, nasıl bir konsepttir, neyi amaçlamaktadır, bunu aşağıda ele alacağız.

21 Ocak 2018 Pazar

AFRİN’İ İŞGAL GİRİŞİMİ SÖMÜRGECİLİKTİR


AFRİN’İ İŞGAL GİRİŞİMİ SÖMÜRGECİLİKTİR,
TÜRK BURJUVAZİSİNİN ULUSAL GÜVENLİK POLİTİKASININ BİR SONUCUDUR

Afrin’i işgal girişimi, sömürgeci hayalde, Kürt halkına yönelik katliamda yeni bir adımdır; Suriye merkezli Ortadoğu’da emperyalistler arası (Rusya-ABD) çıkar çatışmasının yeni bir görünümüdür. Bu, kendi geleceğini kendi eline almak isteyen, kendi yönetimini özgürce kurmak, özgürce yaşamak isteyen Afrin halkına baskıyı ve sömürgeciliği dayatmaktır. Bu işgal girişimi Türk burjuvazisinin ulusal güvenlik konzepti algılamasının bir sonucudur; bunda ne işçi sınıfının ne emekçi yığınları ve ne de bölge halklarının bir çıkarı vardır. Bu, Suriye sahasında yer alan irili ufaklı işgalci güçler arasındaki çelişkilerin bir yansıma biçimidir. Sorun sadece Arfin’le sınırlı olarak da kalmayacaktır. Cerablus-el Bab’ın işgali döneminde öncelikle Menbiç ve Afrin de dillendirilmişti. İşgalcilerin Afrin’de amaçlarına ulaşmaları durumunda sırada Menbiç ve “Fırat’ın doğu yakası”nın olduğu açıkça söylenmektedir.

17 Ocak 2018 Çarşamba

KARL LIEBKNECHT’İN ANISINA


Rosa Luksemburg ve Karl Liebknecht’in Anısına (II)

Alman İşçi Sınıfı Geleneğinin Bir Parçası ve Devamı

Baba Wilhelm ve Oğul Karl Liebknecht*

Önsöz Yerine

“K. Liebknecht … Bu ismi bütün ülkelerin işçileri tanıyorlar. Antant ülkelerinde bu isim proletaryanın çıkarları için bir önderin sadakatının, sosyalist devrime bağlılığının sembolüdür. Bu isim kapitalizme karşı gerçekten dürüst, gerçekten fedakar, acımasız mücadelenin sembolüdür. Bu isim, emperyalizme karşı uzlaşmasız mücadelenin, sözde değil fiiliyatta mücadelenin, tam da kendi ülkesini emperyalist zaferlerin sarhoşluğunun sardığı zamanda büyük fedakarlık gerektiren (mücadelenin) sembolüdür.” (Lenin, “Amerika ve Avrupa İşçilerine Mektup”tan, C. 28, s. 445)